Kırgızistan’a düzenlediği kültürel turlar ve YouTube yayınlarıyla tanınan Çelik, Türk dünyasının ortak gururu, dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un izini sürdüğü coğrafyayı ve edebi yolculuğunu çok kapsamlı bir sunumla öğrencilere aktardı.
Aytmatov’un Ruhunu Şekillendiren Topraklar
Söyleşide, Cengiz Aytmatov’un doğup büyüdüğü Şeker Köyü’nden, eserlerine ilham veren Tanrı Dağları’nın eteklerine kadar uzanan geniş bir coğrafi panoramayı görsellerle destekleyerek anlatan Harun Çelik, büyük yazarın hayatındaki dönüm noktalarına ışık tuttu. Aytmatov’un çocukluğunun geçtiği evi, eğitim gördüğü okulları ve onun dünyasını biçimlendiren mekanları adeta kütüphaneye taşıdı.
Çelik, sadece coğrafi mekanları değil; yazarın eserlerinde derin izler bırakan babası Törekul Aytmatov’un trajik hikayesini ve Aytmatov’un hayatındaki güçlü kadın figürlerini (annesini, ninesini ve ablasını) detaylandırarak genç okurlara bambaşka bir Aytmatov portresi çizdi.
"Onun Eserlerindeki Her Karakter, O Coğrafyanın Bir Parçasıdır"
Yazar, Seyyah Harun Çelik Aytmatov’un edebiyatındaki gerçekliği şu sözlerle dile getirdi:"Cengiz Aytmatov’un yaşadığı coğrafyaya ayak bastığınızda, onun romanlarının neden bu kadar canlı ve ölümsüz olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Şeker Köyü’nde gezerken, 'Toprak Ana' romanındaki Tolgonay’ın toprağa döktüğü gözyaşlarını hissedebiliyorsunuz. Onun hayatına dokunan kadınlar; ninesi Nagima, annesi ve ablası, aslında 'Cemile' romanındaki o güçlü, dik duruşlu kadın karakterlerin prototipleridir. Aragon'un 'Dünyanın en güzel aşk hikayesi' dediği Cemile, sadece bir kurgu değil, Kırgız bozkırının ta kendisidir. O topraklarda gezerken, babasının Stalin dönemi infazlarında kayboluşunun acısının, ‘Beyaz Gemi'deki dedesinin çaresizliğine ve çocuğun masumiyetine nasıl dönüştüğünü bizzat görüyorsunuz. Keza Isık Göl’ün mavi sularına baktığınızda, ‘Gün Olur Asra Bedel’deki Mankurtlaştırma tehlikesine karşı duran o asil ruhu hissediyorsunuz. Ben Kırgızistan’a gittiğimde sadece bir ülkeyi gezmiyorum; Aytmatov’un kelimelerle ördüğü o devasa anıtın taşlarına dokunuyorum. Ve bugün burada, Anadolu Mektebi’nin pırıl pırıl gençlerinin gözlerinde o ruhu yeniden görmek bana tarifsiz bir mutluluk veriyor."
Gençlerden Yoğun İlgi
Anadolu Mektebi koordinatör öğretmenlerinin ve öğrencilerin dikkatle takip ettiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle devam etti. Öğrenci ve öğretmenlerin Aytmatov eserlerine ve Kırgız kültürüne dair sorularını içtenlikle yanıtlayan Harun Çelik, gençlerin kültürel mirasımıza ve Türk dünyası edebiyatına olan ilgisinden büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Gençlerin ufkunu açan bu anlamlı söyleşi, kütüphane raflarındaki Aytmatov kitaplarına olan ilgiyi bir kat daha artırdı.








