Yeni sezon için umutlu olduklarını belirten Kuruoğlu, balığın bol olmasının tek başına yeterli olmadığını, asıl önemli olanın avlanan balığın üreticinin emeğinin karşılığını verecek fiyatlardan satılması olduğunu söyledi.
15 Ağustos'ta çapari avcılığının serbest hale geleceğini hatırlatan Kuruoğlu, sosyal medyada ve amatör balıkçılardan palamutla ilgili olumlu görüntüler geldiğini ancak geçmiş yıllardaki tecrübelerin temkinli olunması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
Geçen sezon balıkçıların ekonomik açıdan zor günler yaşadığını belirten Kuruoğlu, en büyük gider kaleminin ise yakıt olduğunu vurguladı.
"Çok balık, çok para demek değil. Bizim için önemli olan balığın değerlendirilmesi. Balıkçılık dışarıdan göründüğü kadar kolay bir meslek değil. Mazot başta olmak üzere çok ciddi maliyetlerimiz var. Günlerce denize çıkıp balık tutamazsanız bütün emek boşa gidebiliyor."
"Piyasaya müdahale edilmeli"
Sezonda balığın hem boyunun korunması hem de fiyat istikrarının sağlanması gerektiğini dile getiren Kuruoğlu, devletin gerektiğinde piyasaya hızlı şekilde müdahale edebilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Balığın aşırı miktarda piyasaya sürülmesi halinde fiyatların hızla düştüğünü ifade eden Kuruoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Balığı piyasaya yığmak önemli değil, balığı para ettirmek önemli. Üreticinin emeği heba olmasın istiyoruz. Bunun için piyasa şartlarına göre esnek müdahale mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor."

"Palamut vatandaşın ulaşabileceği fiyatlarda olur"
Palamut fiyatlarıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Kuruoğlu, sezonun verimli geçmesi halinde vatandaşın uygun fiyatlardan balık tüketebileceğini belirtti.
Yaklaşık 600-700 gram ağırlığındaki bir palamudun 150-200 lira bandında satılabileceğini öngören Kuruoğlu, "Maliyeti yüksek ama satış fiyatı vatandaş için ulaşılabilir seviyede olacaktır." dedi.
Röportajın sonunda tüm balıkçılara kazasız, belasız ve bereketli bir sezon temennisinde bulunan Kuruoğlu, yeni sezonun hem balıkçılar hem de vatandaşlar için hayırlı olmasını diledi.





