Türkiye’nin 1935’ten 2024’e uzanan 89 yıllık nüfus yolculuğu, iller arasında büyük farklar ortaya koyuyor. Bu farkın en dikkat çekici örneklerinden biri ise Karadeniz’in sakin ve huzurlu kenti Sinop.

1935 Genel Nüfus Sayımı'nda Sinop’un nüfusu 192.303 olarak kaydedildi.

Aradan neredeyse bir asır geçti…

2024 yılı TÜİK verilerine göre Sinop’un nüfusu 226.957.

Yani 89 yılda yalnızca 34 bin kişilik artış yaşandı.

Bu artış, Türkiye ortalamasıyla kıyaslandığında çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor:

Türkiye nüfusu 16 milyondan 85 milyona yükseldi.

Türkiye 5,2 kat büyürken,

Sinop yalnızca %17 büyüdü.

BÜYÜKŞEHİRLER KATLARLA BÜYÜDÜ, SİNOP GERİDE KALDI

1935 yılına bakıldığında:

İstanbul: 883 bin → 16 milyon

Ankara: 538 bin → 6 milyon

İzmir: 596 bin → 4,5 milyon

Antalya: 241 bin → 2,7 milyon

Bu şehirler nüfuslarını 10 ila 15 kat artırırken, Sinop’un artışı yalnızca 1,17 kat oldu.

Türkiye büyüdü, büyük şehirler patladı, Karadeniz’in turistik incisi Sinop ise yerinde saydı.

NEDEN? EN BÜYÜK FAKTÖR: DIŞ GÖÇ

Uzmanlara göre Sinop’un nüfus artışının düşük kalmasının en temel nedeni, yıllardır süren ve hâlâ devam eden dışarıya göç.

Özellikle:

Gençlerin eğitim sonrası büyük şehirlere yerleşmesi

Yatırım ve sanayi çeşitliliğinin sınırlı kalması

6 sokağın çöpü tek noktada toplanıyor!
6 sokağın çöpü tek noktada toplanıyor!
İçeriği Görüntüle

Üniversite mezunlarının geri dönmemesi

İstihdam alanlarının yetersizliği gibi faktörler Sinop’un nüfus dinamiklerini olumsuz etkiliyor.

Sinop, Türkiye’nin en güvenli ve en huzurlu illerinden biri olmasına rağmen nüfusunun artmaması “Huzur var ama iş yok” yorumlarına neden oluyor.

ÇARPICI ORAN

1935’te Türkiye nüfusunun %1,18’ini oluşturan Sinop,

2024’te Türkiye nüfusunun yalnızca %0,26’sı oldu.

Bu da Sinop’un ülke içindeki nüfus ağırlığının 4,5 kat azalması anlamına geliyor.

SONUÇ

Sinop’un nüfus verileri, Türkiye’nin genel büyüme grafiğinin çok dışında ilerliyor. Nüfusun yerinde sayması, dış göçün etkisi ve ekonomik fırsatların sınırlı kalışı, ilin demografik geleceğinin dikkatle incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Emrah Güney