Sinop’ta terzi olarak faaliyet gösteren Hüseyin Dağlı, uzun yıllar boyunca hem ekonomik hem de sağlıkla ilgili endişeleri nedeniyle cep telefonu kullanmamıştı. Bu konudaki kararlılığıyla yerel basında haberlere konu olan Hüseyin Dağlı, yurt dışındaki oğlunun yönlendirmesiyle geçtiğimiz yıllarda bir cep telefonu satın aldı.
Cep telefonunu daha çok yurt dışındaki oğluyla iletişim kurmak için kullandığını belirten Hüseyin Dağlı, cep telefonunun ve sosyal medyanın bağımlılık haline gelmemesi için en büyük yardımcısının, 49 yaşında edindiği sanatı olduğunu belirtti. Halk Eğitim Merkezi kurslarına giderek bağlama çalmayı öğrenen Hüseyin Dağlı, gençlere, teknoloji bağımlılığından sanat yoluyla korunabileceklerini öğütledi.

Cep telefonunun, bilinçli kullanıldığında oldukça faydalı olduğunu söyleyen Hüseyin Dağlı, sözlerine şöyle devam etti:
“Cep telefonu önceleri pahalı idi. Ben daha önceki konuşmamızda da bunu söylemiştim. Bazı şeyler duyduk, radyasyon gibi hikayeler.
Toplumu birbirine yaklaştırır, aynı zamanda uzaklaştırır
Ben belli bir süre telefon almadım. Yani çıktıktan 15 - 20 sene sonra aldım, çünkü mecbur kaldık.
Uzun yıllar direndim. Sonunda oğlum dedi ki, ‘Baba artık yeter!’ Bana zorla telefonu aldılar. İyi ki de almışlar.
Bankacılık işleri için kullanıyoruz. Oğlum yurt dışında, onunla görüşüyorum. İyi yönleri de çok, yani bunu iyi kullanmak çok önemli. Doğru kullanılırsa çok güzel.
Mesleğimde de kullanıyorum. Müşteriler arıyor ya da biten işleri teslim almaları için ben arıyorum.
Şimdi hep herkes bağımlı. Ben dahi arada kaptırıyorum. On beş dakika, yarım saat, bir saat...
Ben on beş dakika cep telefonuna baktığım zaman gözlerim yoruluyor, bir süre sonra bulanıklaşma oluyor.

Gençler bağımlılıktan sanatla korunmalı
Bir çocuk veya genç cep telefonuna bağımlı hale gelirse, kısa sürede sağlığının bozulacağına inanıyorum. Çocuk ve gençler, sanat ve sporla ilgilenerek bağımlılıklardan korunmalıdır.
49 yaşından sonra yeteneğini keşfetti
Bence her insanın enstrüman öğrenmesi, çalması gerekiyor. 49 yaşından sonra bağlama hevesim başladı. Konservatuvara gittim. Çok da iyi oldu gittiğim.”






