Bayraktar: “Akıncı, Türk mühendislerinin nelere kadir olduğunu bir anlamda göstermiş oldu” Bayraktar: “Akıncı, Türk mühendislerinin nelere kadir olduğunu bir anlamda göstermiş oldu”
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : - CHP Grup Toplantısı - CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşması Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (1) - "Türkiye'nin bir yetim ilaç politikası yoktur. O yüzden SMA hastası, ana baba tek başınadır. Adını bilmediğimiz binlerce çok nadir görülen hastalığa evladı yakalanan anne baba tek başınadır. O ilaç sürümü olmadığı için 100 milyon liradır, Amerika'daki bir şirketin elindedir. Bunun için bu ülkenin bir yetim ilaç politikası olması lazım" - "Yerli ilaçta büyük bir gerileme, yabancı ilaçta büyük bir artış var. Bunu maskelemek için Türkiye'deki fabrikayı yabancı satın alıyor. Diyor ki 'Türkiye'de üretiyor' Bunun bir kısmı doğru ama iş sıkıştığında bir kısmı çok büyük bir tehlike içeriyor. O yüzden CHP olarak yerli ilaç sanayisini desteklemek zorundayız" TBMM (AA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'nin bir yetim ilaç politikası yoktur. O yüzden SMA hastası, ana baba tek başınadır. Adını bilmediğimiz binlerce çok nadir görülen hastalığa evladı yakalanan anne baba tek başınadır. O ilaç sürümü olmadığı için 100 milyon liradır, Amerika'daki bir şirketin elindedir. Bunun için bu ülkenin bir yetim ilaç politikası olması lazım." dedi. Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'na başlamadan önce 14 Mayıs Eczacılar Günü'nü kutlayarak, kendisine çiçek takdim eden eczacılık fakültesi öğrencilerine teşekkür etti. Parti tarihinde ilk kez Merkez Yönetim Kurulu'nun, bir ilçede toplandığına dikkati çeken Özel, dün bütün genel başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri ile birlikte memleketi Manisa Soma'da olduklarını hatırlattı. Özgür Özel, Soma'da yaşanan maden faciasının üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatarak, kazanın en büyük işçi katliamlarından biri olduğunu vurguladı. Soma maden kazasında yaşamını yitiren 301 maden şehidine Allah'tan rahmet dileyen Özel, ailelerine, Soma'ya ve işçi sınıfına başsağlığı dileklerini iletti. Soma'da maden kazası yaşandığında Türkiye'de hayatın durduğunu dile getiren Özel, "Dünyanın bütün televizyonları ilk bir hafta eksiksiz, neredeyse bir aya yakın Soma'nın tepelerinden haberler geçtiler. Bütün dünyada son dakikaydı. Türkiye'de herkesin kanını dondurdu. İlk duruşmada 4 kilometre kuyruk, kapıda 10 bin kişi vardı. Salon 400 kişiydi, her aileden bir kişi alındı. Son duruşmada 200 kişiydik." diye konuştu. Özel, partisinin Soma'yı hiç yalnız bırakmadığının belirterek, "Dün oradaki anneler ilk kez 'biz adaletin bir gün geleceğine inandık' dediler. Bu partinin genel başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri, milletvekilleri, üyeleri Soma'yı unutmayan, unutamayan, yüreğinde babasının, eşinin, evladının acısını taşıyanlara sarıldılar. Dün Soma'da karar değişmedi ama atmosfer değişti. Ant olsun adaleti getireceğiz." ifadesini kullandı. İşçi sınıfına çağrıda bulunan Özel, "Soma'dan bugüne Türkiye'de 649 madenci daha öldü. Soma'dan bugüne iki Soma daha oldu ama kimsenin haberi olmadı. Yaşamak ve emeği savunmak için örgütlenin. Bütün emekçileri hangi iş kolunda çalışırlarsa çalışsınlar mücadele sendikalarına üye olmaya davet ediyoruz." sözlerini sarf etti. Özel, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine göre, Türkiye'nin ölümlü işçi kazalarında dünya birincisi olduğunu vurgulayarak, 100 bin nüfusa oranla bakıldığında ise dünya ikincisi olduğunu söyledi. İşçi sağlığı ve iş yeri güvenliğinin en önemli insan hakları olduğunu ifade eden Özel, bu haklara sahip çıkmayanların kendi evlatlarına sahip çıkmadığını dile getirdi. Özel, Soma maden faciası meydana gelmeden mecliste araştırma önergesi verdiklerini ancak önergenin reddedildiğini anımsattı. Özgür Özel, bu konuda hazırladıkları bir taslağı, işçi sendikalarının, işçi örgütlerinin ve tüm siyasi partilerin görüşüne önümüzdeki günlerde sunacaklarını, daha sonra Meclis'in gündemine getireceklerini kaydetti. - "Bu ülkenin bir yetim ilaç politikası olması lazım" CHP Genel Başkanı Özel, eczacıların kutsal bir mesleği çok büyük zorluklarla yaptıklarını belirtti. Özel, "Çok sorunları var ama kendi sorunlarından çok hastaların sorunlarını dile getiriyorlar. Yaşatmak için yaşamak zorunda olan bir meslek grubu. Bir yıl önce 'tedbir alınmazsa her iki eczaneden birini kaybederiz' dedik. Eczaneler iflas ediyorlar, kapanıyorlar. Yeni mezunlar geleceklerini endişe ile takip ediyorlar. Eczacılarla ve mesleğimle gurur duyuyorum." değerlendirmesinde bulundu. Konuşması esnasında salonda bulunan partililerden birinin "14 Mayıs Çiftçiler Günü'nü de hatırlayalım" sözlerine Özel, "Bunu daha önce konuştuk. Sırası gelmeden laf kesenin konusunu atlayacağım. Bu partide o kadar çiftçi dostu var ki..." sözleriyle karşılık verdi. Özgür Özel, Türkiye İstatistik Verilerine (TÜİK) göre, Türkiye'nin sağlık harcamalarına ayırdığı payın yüzde 3,7 olduğunu belirterek, şunları paylaştı: "Bu, OECD'nin en düşük rakamı. Bunun da çok düşük bir kısmı ilaca aktarılıyor. Birileri 'ilaçta tasarruf yapıyoruz' diyorlar. Bunun baş savunucusu bizleriz. Bilinçli ilaç tüketimi için eczacılar kadar gayret eden hiçbir meslek grubu yok. Sadece 1 avro 35 Türk Lirası olmuşken ilaçta 17 TL olarak kabul etmek, her türlü kesintiyi yapmak nelere mal oluyor? Geri ödeme kapsamında yer alan ilaçlarda kısıtlamaya gidiliyor. Firmalar yeni icat edilmiş ilaçları Türkiye'ye getirmek istemiyorlar. Geri ödeme listesine girmek istemiyorlar. Burada sorunlar var. Dünya yeni ilaçlardan yararlanıyor. Biz birçoğundan yararlanamıyoruz. Bugün en çok bilinen, çocukların ateşini hızla düşüren ve buzdolabında tutmak istediği bir ateş düşürücü şurup fiyatı 130 TL. Devletin buna ödediği para 75 TL. Böyle bir fiyatlandırma sistemi eczacıya zarar değil maalesef eczacıya utanç. İhtiyaç duyulan ilaçlara iletişim ve erişim sağlanamıyor. Yerli ve milli ilaç konusunda dilimizde tüy bitti." Türkiye'deki ilaç firmalarının pek çoğunun yabancılara satıldığını öne süren Özel, Türkiye'nin yerli ilaç kullanımının 2002'ye göre gerilediğini, yabancı ilaç kullanımının ise 2,5 katına çıktığını anlattı. Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Yerli ilaçta büyük bir gerileme, yabancı ilaçta büyük bir artış var. Bunu maskelemek için Türkiye'deki fabrikayı yabancı satın alıyor. Diyor ki 'Türkiye'de üretiyor'. Bunun bir kısmı doğru ama iş sıkıştığında bir kısmı çok büyük bir tehlike içeriyor. O yüzden CHP olarak yerli ilaç sanayisini desteklemek zorundayız. Türkiye'nin en önemli ilaç firmalarının yabancılara satılmış olmasının yarattığı mesele, tedbir alınması gereken bir meseledir. Bir diğer mesele, SMA hastası çocuklar. Hepimizin her yerde karşısında, vicdanımızda yanan ama esas sorun Türkiye'nin bir yerli yetim ilaç politikası olmamasıdır. Nadir ve çok nadir görülen hastalıklar; binde bir, on binde bir, milyonda bir görülen hastalıklar... Buna yakalanıyorsun. 'Bunun ilacı nasılsa az satılıyor' diye devlet tarafından karşılanmazsa ülkeye gelmiyor. O yüzden bu ilaçların adı yetim ilaçlardır. Türkiye'nin bir yetim ilaç politikası yoktur. O yüzden SMA hastası, ana baba tek başınadır. Adını bilmediğimiz binlerce çok nadir görülen hastalığa evladı yakalanan anne baba tek başınadır. O ilaç sürümü olmadığı için 100 milyon liradır, Amerika'daki bir şirketin elindedir. Bunun için bu ülkenin bir yetim ilaç politikası olması lazım." (Sürecek)
Kaynak: aavideo