Bölgenin Sinop il merkezine 65 kilometre, Ayancık ilçe merkezine ise 11 kilometre uzaklıkta olduğu biliniyor.
Tarihi kaynaklar ve yerleşime dair aktarımlar, İstefan’ın 19. yüzyılda yaklaşık 1400 nüfuslu bir Rum köyü olduğunu, kıyı boyunca uzanan yaşamın önemli ölçüde taş işçiliği ve liman faaliyetlerine dayandığını ortaya koyuyor. Özellikle lahit üretiminin, bölgenin ana ekonomik gelir kaynaklarından biri olduğu değerlendiriliyor.
Sayarkası mevkiinde tespit edilen taş işleme izleri, yarım bırakılmış lahit blokları, sütun parçaları ve kaya içine açılmış kesim alanları, İstefan’da sistemli ve büyük ölçekli bir taş üretim faaliyetinin varlığına işaret ediyor. Bu alanın, yalnızca yerel kullanım için değil, Karadeniz kıyısındaki farklı merkezlere taş üretimi sağlayan bir atölye düzeninde çalıştığı düşünülüyor.
Usta Burnu çevresindeki doğal liman yapısı ise bu üretim faaliyetinin deniz yoluyla taşınmasına imkân veren stratejik bir konum sunuyor. Bu durum, İstefan’ın yalnızca bir köy değil, aynı zamanda üretim ve ticaret ağı içinde yer alan aktif bir merkez olduğunu gösteriyor.
Osmanlı döneminde bölgedeki demografik yapının değişmesiyle birlikte Rum nüfusun zamanla bölgeden ayrıldığı, yerleşimin ise Çaylıoğlu adıyla yeniden şekillendiği biliniyor. Bu süreçte eski yerleşim dokusunun büyük ölçüde kaybolduğu, özellikle taş işçiliğine ait izlerin zamanla tahrip olduğu görülüyor.
Bugün bölgede görülen kaya mezarları, Sulu Kilise kalıntısı, nekropol alanları ve Sayarkası’ndaki taş ocakları, İstefan’ın geçmişte çok katmanlı ve yoğun bir yerleşim olduğunu ortaya koyuyor. Ancak modern müdahaleler, taş ocakları ve kaçak kazılar nedeniyle bu tarihi dokunun büyük bir kısmının geri dönüşsüz şekilde zarar gördüğü değerlendiriliyor.
İstefan’ın geçmişi, Karadeniz kıyısında lahit üretimiyle şekillenen güçlü bir ekonomik yaşamın varlığını gösterirken, bugün bu mirasın büyük ölçüde sessizliğe gömüldüğü görülüyor.







