Sinop Belediyesi tarafından organize edilen etkinlik öncesinde Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Gazi Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. Emin Kuru ile birlikte Sinoplu kadın girişimcilerle bir araya gelerek sohbet etti. Kadın girişimcilerin üretim süreçleri, karşılaştıkları sorunlar ve destek ihtiyaçlarına ilişkin fikir alışverişinde bulunuldu.
Konferansa Durağan Kadın Kooperatifi Başkanı Nazan Akkaya, Erfelek Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Sibel Diken, Sinopya Kadın Kooperatifi Başkanı Arzu Özmen, Sinoplu kadın girişimci ve üretici Janset Şanlı, Gazeteci Hamdi Gökçen ve çok sayıda dinleyici katıldı.
Durağan Kadın Kooperatifi Başkanı Nazan Akkaya, manda yoğurdundan üretilen tarhana ile birçok şehirden siparişler aldıklarını belirtti. Sinopya Kadın Kooperatifi Başkanı Arzu Özmen, glütensiz raporuna sahip ürünleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden sipariş aldıklarını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Erfelek Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Sibel Diken, kendilerini karabuğday ürünleriyle tanıştıran Emin Kuru'ya teşekkür etti. Sinoplu kadın girişimci ve üretici Janset Şanlı ise ürettikleri karabuğday mantısı ve eriştesinin, çok yakında Sinoplular tarafından İFA Market raflarından satın alınabileceğini vurguladı.
Karabuğday unuyla ürettikleri erişte, mantı, tarhana gibi katma değerli gıda ürünlerinin yoğun talep gördüğü kadın girişimciler, konferans öncesinde kendi hikayelerini anlatarak yeni siparişlere açık olduklarını belirtti.
Konuşmasında, Türkiye’de karabuğdaydan üretilen, donuk ve glütensizdir raporu bulunan ilk ürünün Sinoplu girişimci Janset Şanlı tarafından üretildiğini vurgulayan Prof. Dr. Emin Kuru, bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de bir ilk olmanın gururunu yaşıyoruz. İlk defa karabuğdaydan donuk ve glütensiz mantı üretimi yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi dahil birçok yerden talep var. Ben de Janset Hanım’a şunu söyledim: Bizim hemşehrimiz İFA’nın sahibi Cemalettin Koca bu memleketi seven, güvendiğimiz bir insan. Türkiye’de ilk olan bir ürünün Sinop’ta üretilmesi ve yine Sinoplu bir kurum tarafından sahiplenilmesi çok özel ve onur verici. Sinoplular beni arayıp ‘Nereden bulacağız?’ diye soruyorlar. Artık İFA üzerinden bu ürüne ulaşabilecekler.”
Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz ise önümüzdeki günlerde açılması planlanan Sinop Halk Ekmek Satış Noktası’nda karabuğdaydan üretilen unlu mamullerin de satışa sunulacağını belirtti.
Başkan Gürbüz; “Bu ürünlerin yaygınlaşmasını değerli buluyoruz. Biliyorum bir internet üzerinden satışlarınız var. Biz de vesile olursak, insan fizyolojisinin gereksinimi diyebileceğimiz doğal gıdaları halkla paylaşmış olacağız. Hem kadın girişimcilerimizi desteklemek hem de glütensiz doğal ürünleri halka sunma noktasında sizlerle iş birliği yapmak bizi her zaman mutlu eder.” dedi.

Açıklamaların ardından Prof. Dr. Emin Kuru, karabuğday ve çavdar ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki bilimsel etkilerini anlattığı konferansını gerçekleştirdi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği programda sağlıklı beslenme, glütensiz ürünlerin önemi ve yerel üretimin desteklenmesi konularında önemli mesajlar verildi.
Prof. Dr. Emin Kuru'nun konferanstaki konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle;
BEYAZ UNUN İÇİNE KATILAN KİMYASALLAR
Buğdayımızın kromozom sayısı 48’dir ve aşırı glutenlidir. Unu beyazlatmak, yumuşak ekmek elde etmek ve raf ömrünü uzatmak için fabrikalarda unun içine kimyasallar katılmaktadır. Kabukları ve lifleri ayrıştırılmaktadır.
Azodikarbonamid:
Bu kimyasal plastik sektöründe de kabartma amacıyla kullanılmaktadır. Eklem ağrısı, solunum sorunları, şişlik ve iltihaplanmaya sebep olmaktadır. Hamuru kabartmak ve kabarmış ekmek oluşturmak için kullanılmaktadır.
Glifosat:
Ekinlere sıkılmaktadır. Metabolik sistem alışık olmadığından bağırsak sorunlarına yol açmaktadır.
Sorbik Asit:
Beyaz unda küf ve mantar oluşmaması için ve mayalarda kullanılır.
Askorbik Asit:
Hamur geliştirici olarak kullanılır, raf ömrünü uzatır, renk verir. Bağırsak ve mide sorunları oluşturabilmektedir.
Natamisin:
Küflenmeye karşı kullanılır, raf ömrünü uzatır. Bağırsak florasını bozar; egzama, mide bulantısı, kusma ve ishale yol açabilir.
Potasyum Bromat:
Ekmeği beyazlatır. Tiroid ve böbrek kanserine neden olduğu belirtilmektedir. E928 ve E924 kodludur. Türkiye’de ve Avrupa ülkelerinde kullanımı yasaktır.
Benzoil Peroksit:
Unun rengini açar, toksik bir maddeye dönüşebilir.
Kalsiyum Karbonat:
Karın ağrısı ve kemik ağrısına neden olabilir.
Kalsiyum (aşırı doz):
Böbreklerin işlevini bozar, kanın pH değerini artırır; bulantı, kusma, kafa karışıklığı, kaşıntı ve düzensiz kalp atışlarına neden olabilir.
Kimyasal maddeler beyaz unda ve hamur mayasında da kullanılmaktadır.
Tarlada kimyasal gübre ve ilaç kullanılan, DNA’sı ile oynanmış buğdayda bir dönüme 30 kg tohum atılmaktadır. Ekerken gübre, büyürken ilaç isteyen buğday üretimi maliyetlidir. Halk, sağlığa zararlı şartlarda üretilen ekmeği pahalıya tüketmektedir.
ALTERNATİF YİYECEKLER
ÇAVDAR
-
Kromozom sayısı 14’tür, gluten oranı düşüktür.
-
Buğdayın atasıdır, beyaz una göre daha sağlıklı ve besleyicidir.
-
Düşük rakımlı arazilerde verimlidir.
-
Kimyasal gübre kullanılmaz, toprağı besler.
-
Bir dönüme 15 kg tohum yeterlidir.
-
Hibrit değildir.
Faydaları:
-
Lifli yapısı sayesinde kan şekerini dengeler, tokluk hissi verir.
-
B1, B2, B3 vitaminleri ile demir ve magnezyum içerir.
-
Glisemik indeksi düşüktür.
-
Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler.
-
Kolesterolü dengeler, kalp ve damar sağlığını korur.
-
Enerjiyi yavaş salar, gün boyu zindelik sağlar.
-
Yaşlanmayı geciktirir.
Çavdar, hibrit olmayan yapısı sayesinde maliyeti %50 düşürür. Düşük rakımlı köylerde çiftçiler için avantajlı bir tarımdır. TMO ve ÇKS destekleriyle teşvik edilmelidir.
KARABUĞDAY
Anavatanı Orta Asya Altaylar Bölgesi’dir. Amerika, Çin ve Rusya’da yaygın olarak tüketilmektedir. Hastalık oranlarının düşük olmasında karabuğday tüketiminin etkisi büyüktür.
Karabuğday başaklı bir buğday değildir; çiçek açar, baklagil benzeri bir bitkidir. Arı dostudur. Çin dünya karabuğday üretiminin %50’sini karşılamaktadır. 3,5 ayda yetişir, yılda iki kez ekilebilir. Kimyasal gübre kullanılmaz, hibrit değildir.
Tıbbi Olarak Karabuğday
-
Kötü kolesterolü düşürür.
-
Damarları güçlendirir.
-
Yüksek tansiyonu düşürür.
-
Rutin maddesi sayesinde kalp-damar sağlığını destekler.
-
Glutensizdir, çölyak hastaları için uygundur.
-
Diyabet, obezite ve kansızlıkla mücadelede etkilidir.
-
Karaciğer dostudur.
-
Saç ve tırnakları güçlendirir.
-
Kolon ve meme kanserine karşı koruyucu etkileri vardır.
SANAYİ MAYASI ve EKŞİ MAYA
Sanayi mayası; su, un ve çeşitli kimyasallar kullanılarak üretilir.
Ekşi mayada ise Lactobacillus bakterileri oluşur. Bu bakteriler sindirimi iyileştirir, bağışıklığı güçlendirir. Anne sütü yoluyla bebeğe geçebilir. Evde ekşi maya üretimi tavsiye edilmektedir.
Sinop ve çevresindeki yüksek rakımlı köylerde karabuğday, düşük rakımlı köylerde çavdar üretimi hedeflenmektedir. Amaç; maliyeti düşük, insan sağlığına faydalı tarımı yaygınlaştırmaktır.
2018 yılında Avrupa, arıları ve doğayı korumak için zararlı tarım ilaçlarını ve kimyasalları yasaklamıştır. Doğa insanlığın ortak mirasıdır.
Kara buğday için, rakımı yüksek köylerde kara buğday ekimi yaptırdım. Erfelek’teki köyler Aşağı Köy, İncesu. Sarıbuğa, Çayır, Sorgun, Ümmetoğlu, Ormantepe, Hüremşah, Horzum köyleridir. Gerze’de Sarımsak, Tilkilik, Tatlıcak köyleri. Dikmen’de Yaykın ve Karakoyun köyleri. Sinop’ta Suludüz.
Durağan’da Buzluk’ta kara buğday demo ekimi yaptırdım. Hedef rakımı yüksek köyleri kara buğday üreten köyler hâline getirmek, rakımı düşük köylerde ise çavdar üretimi bilincini oluşturmaktır. Maliyeti ucuz, insan sağlığına yararlı ziraat yapılmasını sağlamaktır. Bu, Sinop coğrafyasında yaşayanların ortak hedefi olacaktır.
Değerli katılımcılar; kendinizi zirai faaliyetlerde kontrolsüz kullanılan pestisitlerden koruyunuz.
Ekmek olarak yediğimiz una katılan benzoil peroksit ve potasyum bromat gibi kimyasallardan koruyunuz.
2018 yılında Avrupa, arıları ölümden korumak için zehirli tarım ilaçlarını, gıdalara katılan kimyasalları ve pestisitleri yasakladı. Biz Avrupa kadar olmayacak mıyız?
Doğa insanlığın ortak mirasıdır. Doğayı, tohumu, ağacı, kuşu, kurdu, arıyı korumak Allah’a karşı kulluk görevimizdir.
Konferansıma iştirak eden Başkan Metin Gürbüz Bey’e, İl Tarım Müdürlüğü şube müdürlerine, Durağan, Erfelek, Sinop Kadın KOP başkanlarıma, Bafra’dan konferansıma iştirak etmek için gelen Mesut Gün ve arkadaşlarına, Vitrin Haber sahibi Serhat Özşahin Bey’e ve tüm kıymetli katılımcılara teşekkür ediyorum.






