Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ın yıllar önce kaymakamlık döneminde yaptığı bir ziyaret, eğitim anlayışını değiştiren bir dönüm noktasına dönüştü. ABD Başkanı Barack Obama’nın kızlarının eğitim gördüğü okulu inceleyen Özarslan, “Benim öğrencilerim de aynı ortamlarda eğitim görebilmeli” diyerek Sürmene’de dikkat çeken bir eğitim seferberliği başlattı.
Bugün Sinop Valiliği görevini yürüten Dr. Mustafa Özarslan’ın yıllar önceki kaymakamlık döneminden kalan bir hikâye yeniden dikkat çekiyor.

Yıl 2008…
Özarslan, Trabzon’un Sürmene ilçesine kaymakam olarak atanır. İlçedeki sorunları yerinde inceleyen genç kaymakamın özellikle eğitim alanındaki şartlar dikkatini çeker.
Aynı dönemde ABD’de Barack Obama başkanlık koltuğuna oturmuştur.
Özarslan, Obama’nın kızlarının eğitim gördüğü ilkokulu inceler. Okulun fiziki şartlarını, teknolojik imkânlarını ve öğrencilerin sahip olduğu eğitim ortamını gördüğünde aklından tek bir soru geçer:
“Benim öğrencilerim neden aynı imkânlara sahip olmasın?
Bu düşünce, kısa süre sonra Sürmene’de büyük bir eğitim projesine dönüşür.
“Mükemmel Sınıflar” için kolları sıvadı
Özarslan öncülüğünde “Mükemmel Sınıflar Projesi” hayata geçirilir.
İlçedeki 12 okulda bulunan 145 sınıf tek tek yenilenir. Sınıflara akıllı tahtalar, bilgisayarlar, projeksiyon cihazları ve ses sistemleri kazandırılır.
Ancak hedef yalnızca duvarları boyamak veya sınıflara teknoloji yerleştirmek değildir.
Öğrencilerin eğitim ortamıyla birlikte okul kültürünün de değişmesi amaçlanır.
Sınıflarda farklı oturma düzenleri uygulanır, geri dönüşüm bilinci kazandırılır, öğrencilerin medeni cesaretini artırmaya yönelik çalışmalar yapılır. Hatta öğrencilerin zaman yönetimini öğrenmesi amacıyla teneffüs zili uygulaması dahi kaldırılır.

Devlet bütçesi kullanılmadan 12 okul değişti
Projeyi dikkat çekici kılan en önemli ayrıntılardan biri ise finansman modeli oldu.
Edinilen bilgilere göre proje, devletin herhangi bir imkânı kullanılmadan Sürmeneli vatandaşların ve sponsorların katkılarıyla hayata geçirildi.
Ortaya çıkan sonuç ise yalnızca yenilenen sınıflardan ibaret değildi.
Proje kapsamında 12 okulda 179 öğretmen ve 3 bin 400 öğrenci daha nitelikli eğitim ortamıyla buluştu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi akademisyenleri tarafından yapılan araştırmada ise öğrencilerin derse katılımının arttığı ve sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına gönderilen öğrenci sayısının yüzde 40 yükseldiği ortaya konuldu.

Asıl hedef sınıf değil, gelecekmiş
Özarslan'ın yıllar önceki sözleri, projenin asıl amacını da ortaya koyuyor.
Hedef yalnızca Sürmene'deki öğrencilerin daha güzel sınıflarda eğitim görmesi değildi.
Özarslan, Londra, Paris ve New York'taki öğrencilerin sahip olduğu imkânların Türkiye'deki çocuklara da sunulmasını hedeflediğini ifade etti. Daha da önemlisi, çocukların okuluna sahip çıkma kültürünün ileride yaşadıkları ilçeye ve ülkeye de yansıyacağını vurguladı.
Aradan yıllar geçti.
O gün Sürmene'de kaymakam olarak görev yapan Mustafa Özarslan bugün Sinop Valisi.
Fakat yıllar önce bir okulda gördüğü manzara karşısında kendisine sorduğu soru hâlâ akıllarda:
“Benim öğrencilerim de aynı ortamlarda eğitim görebilmeli.”
Belki de bir yöneticinin fark yaratması için gereken şey tam olarak budur:
Başkasının sahip olduğu imkânı kıskanmak değil, kendi çocukları için de mümkün kılmayı istemek.





