Platform üyeleri, sokak hayvanlarının korunması için bilimsel yöntemlerin esas alınması gerektiğini belirterek, çözümün toplu itlaf ya da barınaklara kapatılmak değil, kısırlaştırma ve şeffaf denetim mekanizmaları olduğunu savundu.
Platform adına yapılan açıklamada, hayvan hakları savunucularının yalnızca Sinop'ta değil, Türkiye genelinde yaşam hakkını savunan bir mücadele yürüttüğü belirtilerek, "Sokaklarda yaşanan sistematik zulme ve yaşam hakkı ihlallerine daha fazla dayanamadığımız için bir araya geldik" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, yalnızca veteriner hekimlerin kontrolünde kullanılabilecek narkotik ilaçların yetkisiz kişilerin eline geçtiği, sokak hayvanlarının barınaklara ulaştırılmadan öldürüldüğü iddia edildi. Sinop'ta sokaklardan toplanan bazı köpeklerden bir daha haber alınamadığı öne sürülerek, süreçlerin şeffaf yürütülmediği savunuldu.
Platform, 7527 sayılı yasa değişikliğinin ardından mevcut barınak kapasitelerinin üzerinde hayvan toplandığını, hayvanların kötü koşullarda tutulduğunu ileri sürdü. Resmi kayıtlarda "doğal ölüm" olarak yer alan verilerin gerçeği yansıtmadığını iddia eden platform, barınaklarda açlık, susuzluk ve salgın hastalıklar nedeniyle çok sayıda hayvanın yaşamını yitirdiğini öne sürdü. Açıklamada ayrıca, yasa değişikliğinin ardından hayvanlara yönelik şiddet, cinsel saldırı ve öldürme vakalarının arttığı görüşü dile getirildi.
Sokak hayvanlarının yaşamlarını sürdürebilmek için insan desteğine ihtiyaç duyduğu belirtilen açıklamada, evcil hayvanların kendi başlarına yiyecek, su, tedavi ve barınma ihtiyaçlarını karşılayamayacağı vurgulandı. Hayvanların birer "heves objesi" ya da "oyuncak" olmadığı ifade edilerek, sahiplenmenin ömür boyu sorumluluk gerektirdiği kaydedildi.

Platform açıklamasında dini ve kültürel değerlere de atıfta bulunuldu. Açıklamada, İslam dininde her canın kutsal kabul edildiği belirtilerek, Hz. Muhammed'in merhametle ilgili sözleri hatırlatıldı. Türk töresinde de canlıların korunmasının önemli bir yer tuttuğu ifade edilerek, mevcut uygulamaların bu anlayışla bağdaşmadığı savunuldu.
Hayvan popülasyonunun kontrol altına alınmasının yolunun toplu itlaf ya da uzun süreli barınak uygulamaları olmadığı belirtilen açıklamada, ülke genelinde kapsamlı bir kısırlaştırma seferberliği başlatılması çağrısı yapıldı. Ayrıca barınakların şeffaf hale getirilmesi ve vatandaşların denetim süreçlerine dahil edilmesi gerektiği vurgulandı.
Platform, 2 Ağustos 2024 tarihinde kabul edilen yasa değişikliğinin ikinci yıl dönümü olan 2 Ağustos 2026'da Antalya'da geniş katılımlı bir buluşma gerçekleştirileceğini de duyurdu. Açıklamada, iki yıl içinde yaşamını yitiren sokak hayvanlarının unutulmayacağı belirtilirken, Antalya Nekropol Müzesi önünde 54 günü aşkın süredir devam eden "Yaşam Nöbeti"ne destek verildiği ifade edildi.
Basın açıklamasının sonunda, sokak hayvanlarının yaşam hakkının korunmasının toplumun vicdanı açısından önem taşıdığı vurgulanarak, "Yaşam insanıyla, tüm canlılarıyla ve doğasıyla bir bütündür. Hiçbir can katledilemez. Sokak canlarımız sahipsiz değildir" denildi.
Platform üyeleri, Sinop'ta ve Türkiye genelinde sokak hayvanlarının yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini belirterek, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.






