Vitrin Haber’e konuşan Yalçın, yıkım kararına ilişkin çok sayıda davanın halen devam ettiğini belirterek, “Samsun’da 1’inci, 2’nci ve 3’üncü İdare Mahkemelerinde toplam 6 davamız sürüyor. Bu davalar sonuçlanmadan yıkım yapılması hukuksuzdur. Sadece bir dosyada yürütmeyi durdurma kararı verilmişti, ancak belediyenin itirazı sonrası bu karar reddedildi. Buna dayanarak beklemeyeceğiz denildi ve yıkıma girildi.” dedi.
Yıkımın Dibekli Köyü merası içerisinde yapıldığını vurgulayan Yalçın, “Sinop Belediyesi’nin köy merasına girerek yıkım yapması bana göre suçtur. Meraya ağır iş makineleri sokuldu, her yer moloz yığınına döndü. Meraya zarar verildi.” ifadelerini kullandı.
Yalçın, sürecin geçmişine de değinerek şunları söyledi:
“Bu alanla ilgili 2002 yılında açılmış bir dava var, karar 2006’da Yargıtay’da kesinleşti. Eğer yıkım yapılacaksa o tarihte yapılmalıydı. 2020 yılında icra takibi başlatıldı ancak icra mahkemeleri zaman aşımı nedeniyle yıkım yapılamayacağına karar verdi. Yargıtay da bu kararı onadı. Yani bu mahkeme kararlarıyla buranın yıkılamayacağı açık.”
Bu süreçten sonra idari bir karar alındığını iddia eden Yalçın, “Sinop Valisi ve ilgili kurum müdürleri bir araya gelerek idari kararla yıkım yapılmasına karar verdi. Bu karar belediyeye iletildi. Belediye de encümen kararı alarak bugün sabah saatlerinde yıkımı gerçekleştirdi.” diye konuştu.
Kendilerine yeterli süre verilmediğini dile getiren Orhan Yalçın, “6’sında tebligat yapıldı, 11’inde yıkım yapılacağı söylendi. Burası 33 yıllık bir tesis. Bu kadar kısa sürede tahliye etmem mümkün değil. Ek süre talep ettik, dilekçemiz var ama kabul edilmedi.” dedi.
"KONU MANDA YOĞURDU YEMEKSE, BİZ DE YERİZ"
Yıkım sırasında tesis içerisindeki malzemelerin dahi alınmasına izin verilmediğini söyleyen Yalçın, “İkametim burası. Geldiniz evimi başıma yıktınız. Bu suç değil mi? Yani siz yani devletin mahkemeleri devam ederken siz hukuk tanımazken yani bunlar suç değil mi? Nedir burası? Mera. ne yapacaksınız? Ben şimdi burada köylüyüm ben yarın getireceğim. Kırdınız, döktünüz. Meralar açık olmak zorunda. Bütün telleri açacaksınız. Tamam. Ben de geçeceğim yarın buraya 10 tane hayvanımı koyacağım. Burada hayvanlarımı otlatacağım. Bana otlatma diyebilecek misiniz? Biz de alırız 10 tane manda koyarız buraya. Biz de manda yoğurdu yeriz o zaman. Madem konu manda yoğurdu yemekse.” ifadelerini kullandı.
Yalçın, tesisin Sinop turizmine katkı sağladığını vurgulayarak, “Burası Karadeniz’in en önemli kamp ve karavan alanlarından biriydi. On binlerce insan burada ağırlandı, festivaller yapıldı. Akliman’dan merkeze kadar esnaf kazandı. Kimseye zararımız olmadı.” dedi.
Yaşanan yıkım sonrası hukuki süreci sürdüreceklerini belirten Orhan Yalçın, “Maddi zararımız çok büyük. Hukukçularımla görüşerek hem Sinop Belediyesi hem de Sinop Valiliği ve İl Özel İdaresi hakkında tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Son kararı avukatlarımız verecek.” diye konuştu.






