Türkiye’de artan hayat pahalılığı, tarımsal üretimde yaşanan sorunlar, mesleki eğitim ve çıraklık sistemine ilişkin eleştiriler gündeme getirildi. “İlle de Fukaralık?” başlıklı değerlendirmede, özellikle gençlerin üretimden uzaklaşmasının ve kırsal nüfusun azalmasının ekonomik ve sosyal sonuçlarına dikkat çekildi.

Samsun'da 40 bin makaron ele geçirildi
Samsun'da 40 bin makaron ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

Yazıda, geçmiş dönemlerde kırsal yaşamın ekonomik zorluklara karşı ailelere belirli imkânlar sunduğu ifade edilerek, köylerde yaşayan insanların kendi gıdasını üretebildiği, imece kültürü ve dayanışmanın yaygın olduğu belirtildi. Devletin geçmişte üreticiden ürün satın aldığı, mesleki eğitim ve çıraklık imkanlarının da gençlerin hayata hazırlanmasında önemli rol oynadığı savunuldu.

“Gençler üretimden uzaklaşıyor”

Değerlendirmede, 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte çıraklık sisteminin zayıfladığı öne sürülürken, toplumun büyük bölümünün kentlere yönelmesinin üretimden kopuşu beraberinde getirdiği iddia edildi. Özellikle gençlerin sağlıklı ve nitelikli gıdaya erişimi konusunda da sorunlar bulunduğu ifade edildi.

Kentlerde öğrencilerin beslenme koşullarına da dikkat çekilen yazıda, okul çevresindeki hazır gıda tüketiminin ekonomik yük oluşturduğu belirtilerek çeşitli ürünler üzerinden fiyat hesabı yapıldı. Yazıda, günlük 150 liralık bir kantin harcamasının aylık 4 bin 200 liraya ulaştığı, üç çocuklu bir aile açısından ise bu tutarın 13 bin 200 liraya çıkabileceği hesaplandı.

“Tarımda genç nüfus kalmadı”

Türkiye’de tarımsal üretimin içinde bulunduğu duruma da değinilen yazıda, çiftçi nüfusunun azaldığı ve kırsal bölgelerde genç nüfusun giderek gerilediği ifade edildi. Tarımdaki maliyetlerin üretimi zorlaştırdığı belirtilirken, mazot fiyatları üzerinden mevcut koşullar eleştirildi.

Çözüm önerileri bölümünde ise köyden kente göç etmiş vatandaşların yeniden kırsala yönlendirilmesi, köye dönüş için teşviklerin artırılması ve tarım meslek liseleri ile yüksekokullarının yaygınlaştırılması önerildi. Ayrıca küçük üreticilerin desteklenmesi, hayvancılığın teşvik edilmesi ve köylerde ortak kullanım alanlarının artırılması yönünde öneriler sıralandı.

Çıraklık sistemine ilişkin değişiklik çağrısı

Yazının önemli başlıklarından birini de çıraklık sistemi oluşturdu. 3308 sayılı Çıraklık Kanunu kapsamında verilen desteğin yaş sınırı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği savunularak, ilkokul beşinci sınıftan sonra çocukların çıraklık eğitimine yönlendirilebilmesi gerektiği ifade edildi.

Değerlendirmede ayrıca 4+4+4 eğitim sisteminin yerine 5+3+3 modelinin getirilmesi, köyüne yerleşen ailelerin çıraklık desteklerinden yararlanması ve tarım, arıcılık, hayvancılık ile seracılık gibi alanlarda mesleki eğitimin teşvik edilmesi önerildi.

“Köye dönüş için üretim odaklı model oluşturulmalı”

Yazıda, köye dönüşün yalnızca yerleşim desteğiyle değil, eğitim, meslek edinme ve üretime katılım imkanlarıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Tarımsal üretimin desteklenmesi, okul ve üniversitelerdeki gıda ürünlerinin denetlenmesi, sağlıklı ekmek ve glütensiz ürünlere ilişkin uygulamaların eğitim kurumlarında da hayata geçirilmesi önerileri dile getirildi.

Yazının sonunda ise çıraklık sistemine ilişkin yaş sınırının üretime katılımı olumsuz etkilediği savunularak, mesleki eğitim ile istihdam politikalarının yeniden ele alınması çağrısında bulunuldu. Değerlendirme, “Gençlik gelecektir” vurgusuyla sonlandırıldı.

Kaynak: Haber Merkezi