Geleneksel Türk-İslam sanatlarından hüsnühatın yaygınlaşması için atölye çalışması başlatan hattat Güldane Ergin Can, atölye çalışmalarına katılan kadınlara sanatın inceliklerini öğretiyor.
Eğitimlerini tamamlayan kadınlar da kağıt üzerine yapılan çalışmaların yanı sıra ibadethanelerin duvarlarına büyük ölçekli hat eserleri işliyor.
Cami ve mescitleri hat çalışmalarıyla güzelleştiren kadınlar, geleneksel sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor.
Hattat Can, sanatını öğrettiği kadınlarla hayırseverlerin de desteğiyle 10 yılda 25 ibadethanenin duvarını süsledi.
- 'Bu sanatı çok sevdiğimizden herkese ulaştırma ve sevdirme gayretine girdik'
Güldane Ergin Can, AA muhabirine, kadınların ve kız çocuklarının bu sanatla daha fazla buluşmasını istediği için atölye çalışmaları düzenlediğini söyledi.
Kadınlarla 10 yıldır cami ve mescitlerin duvarlarını güzelleştirdiklerini belirten Can, 'Bu sanatı çok sevdiğimizden herkese ulaştırma ve sevdirme gayretine girdik. Camilerimizde hanımlarımız ve evlatlarımızla buluşarak onların gözlerinden gönüllere gireceğimizi düşündük. Hüsnühat, din ve geleneğin bir arada olduğu estetik sanat olduğu için bunu nasıl yansıtabileceğimizi düşünerek camilere girmiş olduk.' diye konuştu.
Bu zamana kadar 25 cami ve mescidi hat sanatıyla güzelleştirdiklerini anlatan Can, 'Hüsnühat zor bir sanat. Bu sanata başladığım senelerde bana kadın olduğum için 'Evlenip gidersin, çocuğun olur gidersin, bu sanata sabredemezsin.' dediklerinde incinmiştim. Bu nedenle kız çocuklarına ve kadınlara bu konuda çok ehemmiyet veriyorum.' dedi.
Can, eğitimin evde başladığını dile getirerek, 'Kur'an-ı Kerim'i öğretilirken önce kadınlarımıza ve çocuklarımıza dokunmak gerektiğini düşündüm. Öğrencilerime minnettarım. Bize bu konuda öğrencilerimin yanı sıra katkıda bulunan gönüllüler de oldu. Camiyi boyarken boyalarımızı gönüllü alanlar oldu.' ifadesini kullandı.
- 'Bizim için de anlamlı bir deneyim oldu'
Atölye çalışmasına katılan Hatice Yiğit Yirmili de işaret dili öğretmeni olduğunu, çocuklarıyla ilgilendiği için mesleğine ara verdiğini, yaklaşık bir yıldır hat sanatıyla ilgilendiğini söyledi.
Cami ve mescit duvarlarını hat sanatıyla süslemenin kendileri için de anlamlı bir deneyim olduğunu anlatan Yirmili, 'Sadece içi boş ve beyaz olan bu mescidi hat sanatıyla ve renklerle bir cümbüş haline getirdik. İnşallah burada ibadet yapanlar, baktıklarında buraya kadın eli değdiğini ve buranın güzelleştiğini hisseder.' dedi.
Ev hanımı Huri Demir de hat sanatına ilgisinin yaklaşık 2 yıl önce başladığını kaydetti.
Daha önce eserlerinin 2 sergide yer aldığını dile getiren Demir, ilk kez bir caminin güzelleştirilmesi çalışmasına katıldığını belirtti.
Demir, ibadethanelerin duvarlarında yaptıkları çalışmanın kendisi için manevi anlam taşıdığını dile getirerek, 'Çok güzel bir duygu, maneviyatı yüksek. İşimi bitirdim, burayı artık gelecek kuşaklara emanet ediyorum. Buraya gelenler, baktıklarında sadece bir duvar değil, maneviyatı daha yüksek bir şey görecek.' diye konuştu.





