banner600

banner756

banner534

Gıda krizi ve çözümleri Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde konuşuldu

Başka Bir Siyaset Okulu Açık Oturum Serisi, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde düzenlenen Politik Ekoloji konulu oturum ile tamamlandı. Oturumda Bediz Yılmaz, Bülent Şık ve Umut Kocagöz’ün katılımlarıyla tarım, gıda krizi ve gıda egemenliği konuşuldu.

İZMİR 15.05.2022, 15:39
7
Gıda krizi ve çözümleri Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde konuşuldu

Başka Bir Siyaset Okulu Açık Oturum Serisi, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde düzenlenen Politik Ekoloji konulu oturum ile tamamlandı. Oturumda Bediz Yılmaz, Bülent Şık ve Umut Kocagöz’ün katılımlarıyla tarım, gıda krizi ve gıda egemenliği konuşuldu.

Başka Bir Siyaset Okulu, Politik Ekoloji oturumu ile sona erdi. Bediz Yılmaz, Bülent Şık ve Umut Kocagöz’ün katılımlarıyla düzenlenen oturumda tarım, gıda krizi ve gıda egemenliği konuşuldu. Halka açık son oturumun moderatörü Ulaş Bayraktar, Başka Bir Siyaset Okulu ile ilgili değerlendirme yaparak “Bu yıl Başka Bir Siyaset Okulu’nun 6.’sını yapıyoruz ama bu kadar başkasını yapmamıştık. Selçuk Belediyesinin olağanüstü organizasyonu ve müthiş ev sahipliğine bütün arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum” dedi.

“Gıda krizini ağır şekilde yaşıyoruz”

Oturumun konuşmacılarından Bülent Şık, gıda krizinin iki farklı yönü olduğuna dikkat çekerek “Gıda krizini doğrudan çok somut bir şekilde, ağır bir şekilde yaşadığımız bir dönemdeyiz. Biz bu krizi iki türlü yaşıyoruz. Biri iklim koşullarındaki bozulma, aşırı hava olayları gibi etkenler nedeniyle hasat ettiğimiz gıda miktarında düşme. Daha az ürün hasat ediyoruz. Ürünlerin ortam koşullarına verdiği yanıt genelde hasat miktarında azalma oluyor. Gıda krizi anlamında bir diğer önemli problem gıdaların içerdiği besin öğeleri fakirleşiyor. Bu problemlerin elbette çözümleri var. Bunların bir kısmı agroekolojik yaklaşımlar, yani ekolojik temelli bir tarımsal politikayı uygulamaya sokmak. Önümüzdeki 10 yılda gıda krizinin daha çok gündeme geldiğini göreceğiz. Yaklaşan gıda krizine karşı ne yapacağımız sorusunun bir yanıtı var ama uygulanabilir, hayata geçmiş bir program yok” dedi.

Politik ekoloji

Oturumun konuşmacılarından Umut Kocagöz de politik ekoloji kavramının, dünyada yaşanan ekolojik sorunların politika ile ilgili olmak, aynı zamanda politik sorunların ekolojik bir kökene dayanmak gibi iki ayrı anlamı olduğunu belirterek “Mevcut politik yapılanmanın kendisini ve ekolojik ilişkilerini sorgulamamız ve dönüştürmemiz gerekiyor. Politik ekoloji bize bu imkanı sağlayan bir araç. Ekolojik krizle baş başa kaldığımız bu konunun bir politik alt yapısı var. Bu alt yapıyı dönüştürmeden bizim başka bir şey tahayyül etmemiz de çok mümkün değil” diye konuştu.

"Yeniden üretebilen bir tarım mümkün"

Türkiye’de ve dünyada hakim olan endüstriyel tarım modelinin çiftçiyi tarım şirketlerine bağımlı kılmasının yanı sıra tarım şirketlerinden alınan gübre ve ilaçların da doğayı tahrip ettiğini belirten Kocagöz, “Endüstriyel tarım alternatifsiz değil. Bugünün gıda krizine karşı bizim gelenekselden gelen ama güncel teknolojik bilgisini kullanarak bunları harmanlayan ekolojik köylü tarımı agroekolojik olarak karşımıza çıkıyor. Agroekoloji ile kadimden gelen geleneksel tarım yöntemleri, atalık tohumlar ve yerel tohumlar kullanılmasıyla ve güncel teknolojik gelişmelerle doğaya zarar vermeden, büyük şirketlere bağlı olmadan kendini yeniden üretebilen bir tarım mümkün” sözlerine yer verdi.

"Gıda egemenliği halkın kendi gıda sistemini üretmesi ve yaşatmasıdır"

Gıda krizine karşı bir diğer önemli kavramın da gıda egemenliği olduğunun altını çizen Umut Kocagöz, şöyle konuştu: “Gıda egemenliği kavramı da esasen üretenlerin ve üreten ürünlerden faydalanan üreticilerin gıdanın nasıl üretildiği, ne için üretildiği, ne kadar üretildiği ve nasıl tüketileceğine dair karar verme hakkına sahip olduğunu savunur. Bunu şöyle ifade etmek mümkün; gıda egemenliği üreticiler ile tüketicilerin doğrudan ilişki kurduğu, şirketleri aradan çıkaran bir model aslında. Bu model yarına bırakılmadan bugünden kurulabilir. Üretenler gerçekten ürünlerinin sahibi olduğunda herhangi bir siyasi, sosyal, ekonomik otorite onlara buyurmadan gerçekten kendi özgür seçimleriyle halkı beslemek için yaptıkları tercihlerle davrandıklarında ve tüketicilerin de gerçek gıdaya ulaşmak için örgütlenerek bunun talebinde bulunduğunda biz gıda egemenliğinden bahsedebiliriz. Gıda egemenliği özetle halkın kendi gıda sistemini üretmesi ve yaşatmasıdır."

"Tüketiciye de rol düşüyor"

Politik Ekoloji oturumunun son konuşmacısı Bediz Yılmaz, tarımda yaşanan sorunların çözümünde tüketicilere büyük rol düştüğünü ifade ederek “Gerçekten çok büyük bir kriz var. Gezegeni felakete götüren yanlış uygulamalar var ama burada sorun yalnızca üreticinin değil. Tüketicinin yoğunlaştığı yerler olan kentler bu anlamda kritik roldeler. Tüketicilerin kendi üretim alışkanlıkları üzerinden tüketim üzerinde doğrudan etkileri olduğu sürece taleplerin değişimi gerekiyor. Çünkü her birimiz bu kirliliğe maruz kalıyoruz. O zaman bu talebin kentler üzerinden dönüşmesi gerekiyor. Kırsal ile kentin ilişkinin daha net kurulması gerekiyor. Kentlerin kendi içerisinde üretim odakları oluşturulması gerekiyor. Yeter ki biz ne yiyoruz, yediğimiz şey nereden geliyor, geldiği yerde üretiliyor o toprağı nasıl etkiliyor gibi soruları kendimize soralım. O soruların cevabı iklim krizine ekolojik açıdan zararlı bir şekilde yol açıyorsa o alışkanlıkları değiştirmemiş gerekiyor. Biz pazarda yerelde üretilmiş bir domatesi biliyorsak marketten 1000 km, öteden gelmiş domatesi satın alamayalım” dedi.

Katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla sona eren Politik Ekoloji oturumunun sona ermesinin ardından 8-14 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Başka Bir Siyaset Okulu’nun katılımcılarına katılım belgeleri verildi.

banner724
Yorumlar (0)
banner768
14
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Sinop için hangi projenin yapılması daha önemli?
Namaz Vakti 25 Mayıs 2022
İmsak 03:09
Güneş 05:04
Öğle 12:41
İkindi 16:40
Akşam 20:08
Yatsı 21:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
banner637