banner710

banner600

banner534

21.02.2016, 01:39 1595

İBADETİ VE AHLAKIYLA MA'MUR BİR GENÇLİK

 Bugün dünyada ülkelerin görünen yanında görünmeyen gündemleri vardır. Görünmeyenler olarak nitelendirdiklerimiz ise kalıcı gündemlerdir. Bunlardan birisi ise nüfus oranlarıdır. Ülkelerin her türlü faaliyetlerinin temel dinamiği olan birey sayısı özellikle genç nüfus oranları fevkalade önemlidir. Toplumlar, birbirlerine karşı üstünlük ifadeleri kullanırken, özellikle dile getirdikleri materyallerin başında ne kadar genç nüfusa sahip oldukları önem arz etmektedir. Gelişmiş olarak ifade edilen ülkelerde genç nüfus oranları azalırken, gelişmekte olan ülkelerde ise artmaktadır. Elinizde ne kadar genç nüfus var ise, gücünüzün ve söz hakkına sahip oluşunuzun o derece kuvvetli olma ihtimali vardır. Dolayısıyla yaşlanmış nüfusa sahip gelişmiş ülkeler, genç nüfusu fazla olan ülkelere karşı bir süre sonra üstünlüğü kaybedeceklerinin farkında, bunu engellemek için çeşitli planların peşindedirler. Gelişmiş ülkelerin amaçları, gelişmekte olan yani içinde büyük oranda İslam ülkelerinin de bulunduğu devletlerin genç nüfusunu İslâm’dan uzaklaştırma, kültürlerine yabancılaştırma ve kendi hegemonyaları altına sokmayı hedeflemektedirler. İslâm ülkelerinin elindeki bu potansiyelin etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve üzerlerinde oynanan oyunların bertaraf edilmesi gerekmektedir.  Bu noktaya ulaşmak, gençlerimizi iyi bir İslâmî eğitimden geçirmekle mümkün olabilecektir.
Müslümanlar açısından gençliğin eğitimi hususunda açmazlar söz konusudur. Eğer bir Müslüman genç, namaz kılıyor, oruç tutuyor ve önemli gün ve gecelerde camilerde görünüyorsa, İslâmî açıdan görevini yerine getirmiş bir kişi olarak gösterilmektedir. Sadece şekille ilgilenen, insani ve ahlaki yönünü dikkate almayan bir yaklaşım ne kadar sağlıklıdır. Bunun üzerinde düşünülmeli ve fikir teatisinde bulunulmalıdır. Çünkü kendimize göre oluşturduğumuz söz konusu gerekçeler yeterince ikna edici görünmektedir. Mesela, haramın birçok çeşidinin seller gibi aktığı, insanların birbirine güveninin kalmadığı, yapılan bir araştırmaya göre beş vakit namaz kılanların bile oranının % 30’lara düştüğü bir ortamda, elimizdeki en azından namaz kılan ve oruç tutan gençlerin durumunun iyi olduğunu düşünmekteyiz. Çağımızın getirdiği beklentiler ve gerçekler Müslümanlar olarak bizlerin de beklenti seviyelerinde, ideal ölçülerinde değişimlere yol açtığı muhakkaktır. Bu durumun Kur’an ve Sünnet merkezli, Hz. Peygamber’in bıraktığı miras çerçevesinde yeniden ele alınması gerekmektedir.
Gençliğin eğitimine başlarken öncelikle meseleyi ilkesel olarak ele almak gerekir. Müslümanlar olarak bizlerin eğitim açısından örnek uygulama olarak ilk bakmamız gereken yer Hz. Peygamber’in hayatıdır. Genç sahabiler Hz. Aişe’ye Allah Rasûlü’nün ahlakından sorduklarında, Kur’an’dı (Müslim, Müsafirûn 139) cevabını almaları oldukça önemlidir. Bir Müslüman için bu cevap, ahlakın kaynağının ne olduğunun tespitidir. Hz. Peygamber, Kur’an merkezli ahlakını hayata geçirirken çocuklara ve gençlere dini kaynak alan ahlâkı zaman ve zemine göre, muhataplarının anlayacağı seviyede iletmiştir. Allah Rasûlü, çocuklara yaklaşırken direkt olarak ibadet etme yönüyle değil de, ahlakı oluşturma, onun içine dinin nüvelerini yerleştirme şeklinde bir metot izlemiştir. Mesela, yemek yerken, “Bismillah de, önünden, sağ elinle ye ve sonunda elhamdülillâh de” (Buhârî, Et’ıme, 2, 3; Müslim, Eşribe, 108) şeklinde zikrettiği uygulama oldukça önemlidir. Besmele çekerek yemeğe başlamakla dini bir değeri öğretmiş, sağ elle ve önünden yemekle yemek adabını belirtmiş, sonunda da elhamdülillah diyerek yemeği dini bir ifadeyle bitirmiştir. Dikkat edilirse, sana dini öğretiyorum, bunu yaparsan Müslüman, değilse inanmayan bir kişi gibi olursun yaklaşımı göstermemiştir. Dinin kontrolünde, ahlaki ve insani yönü geliştirici bir eğitim vermiştir. Diğer bir örnek ise, başkasının hurma ağacını taşlayan, dökülen hurmalarını yiyen bir çocuğa karşı Allah Rasûlü’nün yaklaşımında söz konusudur. “Râfi b. Amr isimli bu çocuk, hurma ağaçlarını taşladığı için bahçe sahibi tarafından Allah Rasûlü’ne götürülür. Rasûlüllâh (s.a.s.) ise ona altına dökülenleri yemesini, ağacı taşlamamasını söyler ve arkasından ona hayır duada bulunur (İbn Mâce, Ticâret, 67).” Allah Rasûlü, çocuğa kızmadan, bahçe sahibinin hakkını korumasını, ağaca taş atarak ona zarar vermemesi gerektiğini ve alta düşen meyvelerden yiyebileceğini söylemesi, çocuklara öncelikle ahlakı, insani yönü öğretmeyi öncelediğini göstermektedir.
Çocukluk evresinde alınan eğitim, gençlik yıllarındaki durumu da şekillendirmektedir. Çünkü gençlik yılları, dinin emirlerinin birebir muhatap olunduğu anlardır. İlk Müslüman olanlara bakıldığında büyük oranda gençlik dönemindeki sahabilerden oluştuğu tespit edilmektedir. Mesela, Hz. Ali 10, Abdullah b. Ömer 13, Zeyd b. Hârise 15, Abdullah b. Mes’ûd ve Zübeyr b. el-Avvâm 16, Talha b. Ubeydullah, Abdurrahman b. Avf, Erkâm b. Ebû’l-Erkâm ve Sa’d b. Ebû Vakkâs 17, Mus’ab b. Umeyr 18-20, Câfer b. Ebû Tâlib 22, Osman b. Affân, Ebû Ubeyde ve Hz. Ömer 25-31 yaşlarında idiler. Dolayısıyla Hz. Peygamber, söz konusu sahabilere İslâm’ın bütün emir ve nehiyleri uygulamalarını tavsiye etmiştir. Çocukluk, mümeyyiz dönem olmadığı için, Allah Rasûlü daha çok ahlâki konuları öncelediği görülmektedir. Ahlak kavramı, geniş bir anlamı içine almaktadır. Birey onu ne ile doldurursa o yönde şekil alacaktır. Hz. Peygamber de çocuklara verdiği eğitimde mutlaka İslam’ın emrettiği ahlaki prensipleri dikkate almıştır. Yukarıda zikredilen örnekler bunun en önemli göstergesidir.
İslâm dünyasında bugün uygulanan eğitimi iki yönlü okumakta fayda vardır. Müslümanlar, çocuklarına dini eğitim vermeyi arzu etmektedir. Ancak verilen eğitim sadece dini, genellikle 32 farz olarak nitelendirilen hususlardan meydana gelmektedir. Gençliğin dini yönü bir nebze olsa da doldurulurken, ahlaki açıdan ise alanı, başka ideolojilere, televizyona, gazeteye, internete, örf-adetlere, töreye, teamüllere, mahalle telkinlerine ve arkadaş çevresinin şekillendirmelerine bırakılmaktadır. Ahlaki olarak şekillenmeyen bir gencin boşluğunu başkaları doldurduğu zaman ortaya çıkan Müslümanlık yarım olmaktadır. İbadetlerini yapan ancak ahlaki yönlerini başka yerlerden alan genç bir Müslüman, yeri geldiğinde başkalarının haklarını gasp edebilmekte, komşusuna rahatsızlık verebilmekte, büyüklerine kötü davranabilmekte, sevgi-saygı fiillerini gayr-ı dini yaklaşımlarla dumura uğratabilmekte, trafikte sadece kendisi varmış gibi hareket edebilmekte, yeri geldiğinde ahlakını dolduran fiillerden olan bir davranışla insanları katledebilmektedir. Bu gençlerin, İslâm’ın emrettiklerine muhalif bir uygulamaya nasıl düştüğü araştırıldığında, ahlaki yönünü oluşturan saiklerin tesirinin o kişi üzerinde etkili olduğu sonucuna varmak mümkündür.
Eğitim, tek yönlü olmaktan ziyade çok yönlü hareket etmeyi salık verir. Bir Müslüman, çocuğuna dini eğitim verirken sadece ibadetler boyutunu esas almamalı, onun yanında bir bütünleyici olarak ahlaki uygulamaları da gereklilik olarak görmelidir. Bugün, İslâm ülkelerinde insanın değeri yoksa, bireyler birbirlerini kolay bir şekilde boğazlayabiliyorlarsa, her iki taraf da mezkûr fiili din için yaptığını söylüyorsa, orada bizim ahlaki yönde ne kadar geri kaldığımızın hatta ihmal ettiğimizin numuneleri vardır.
Gençler, bir milletin omurgası niteliğindedir. Toplumu inşa edecek ana unsurlardır. Geleceğin toplumunun sağlıklı bir şekilde inşası ancak hem dini hem de ahlaki yönü tam olan bir gençlikle oluşturulabilir. Değilse İslâm dünyasında 1,6 milyar Müslüman varken, neden her türlü problemin kendi aramızda yaşandığını açıklayamaz, meseleleri çözüp geleceğe emin adımlarla yürüyemez, bir ümmet olma şuuruna vasıl olamayız. Bu tür problemlerden kurtulmak için, Hz. Peygamber’in çocuklara ve gençlere uyguladığı eğitim sistemini, dolayısıyla İslâm ahlakını dikkate almak durumundayız. O, çocuk yaştakilere daha çok ahlaki eğitim verirken büluğ çağındakilere ise hem dini hem de ahlaki yönlü tavsiyelerde bulunmuştur. Allah Rasûlü’nün çocuklara, Allah’ın birliği, Peygamberin hayatı, İslam’ın şartları gibi pratik bilgileri öğretirken, insani olmayı da öncelediği tespit edilmektedir. Hem din hem de ahlak birbirlerini tamamlayan öğelerdir.  Biri diğerine tercih edilemez. İslâm ahlakı da, hem dini hem de insani boyutuyla bireyleri şekillendirmiştir. Allah Rasûlü, bunu en güzel şekilde uygulamıştır. Müslümanlar olarak bizler, çocuklarımıza Rabbimizin gönderdiği kitabını ve “En güzel örnek” (Ahzâb, 33/21) olarak nitelendirdiği Rasûlü Ekrem’i iyi okumak, anlamak ve bugünün dünyasının dikkatine uygulama olarak iyi yansıtmak durumundayız.
(Not: Bu makale, Bilge Adamlar Dergisi, sayı: 38-39 Gençlik özel sayısında yayımlanmıştır.)
Yorumlar (3)
hüseyin ışıklı 5 yıl önce
s.a. Allah razı olsun hocam çok doğru bir tespitte bulunmuşsunuz
MUSTAFA ÖZTOPRAK 5 yıl önce
FAYDALI OLABİLDİYSEK NE MUTLU.
Şükrü ERALTAN 5 yıl önce
Kıymetli hocamdan yine güzel bir yazı olmuş. Peygamber efendimizi doğru öğrenmek ve anlamayı, bizlere de gönüllere tesir etmeyi nasip etsin Cenabı Allah.
banner706
21°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Sinop için hangi projenin yapılması daha önemli?
Namaz Vakti 20 Haziran 2021
İmsak 02:51
Güneş 04:57
Öğle 12:46
İkindi 16:48
Akşam 20:25
Yatsı 22:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner637