GİYİM VE TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN ÇEVRESEL ETKİLERİ

Günümüzde çevre ve insan sağlığı bilincinin artması, tüm sanayi kollarıyla beraber giyim ve tekstil sektörünü de etkilemiş; tekstil ürünlerinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeden ekolojik olarak üretilmesi ve atıkların çevreye zarar vermeyecek hale getirilmesi önem kazanmaya başlamıştır.

GİYİM VE TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN ÇEVRESEL ETKİLERİ
newstanitim
newstanitim
17 Nisan 2019 Çarşamba 11:46

Günümüzde çevre ve insan sağlığı bilincinin artması, tüm sanayi kollarıyla beraber giyim ve tekstil sektörünü de etkilemiş; tekstil ürünlerinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeden ekolojik olarak üretilmesi ve atıkların çevreye zarar vermeyecek hale getirilmesi önem kazanmaya başlamıştır.

Şimdiki tahminler, dünya nüfusunun her 35 yılda bir yaklaşık 2 katına çıkacağı yönündedir. Bu, tekstil ürünleri için artan ihtiyacın da bir göstergesidir. Nüfusun artmasına paralel, artan talebi karşılamak son derece zor olacaktır. Çünkü nüfus ve tüketim artarken kaynak ve kirlilik oluşumu da önemli ölçüde artmaktadır. Dolayısıyla giyim ve tekstil sektörünün kaynak tükenmesine neden olma ve kirlilik oluşturma noktasında eko sistem üzerinde ciddi bir yük ve tehdit oluşturduğu söylenebilir.

Enerji Tüketimi ve Hava Kirliliği

Giyim ve tekstil sektörüyle ilgili esas çevresel kaygı, enerji tüketimi ve hava kirliliği ile ilgilidir. Öyle ki bir ton tekstil üretmek için gereken enerji miktarı bir ton cam üretmek için gerekli enerji miktarından on kat daha fazladır.

Levi’s yaşam döngü analizi verilerine göre bir adet Jean, üretimi boyunca 33, 2 kg. karbondioksit salınımına neden olmakta, 3480 lt. su ve 400,1 megajul enerji tüketmektedir. Bu miktarlar, bir araba ile 78 mil yol almaya, 53 kez duş almaya ve 318 saat boyunca plazma ekranlı televizyon izlemeye eşdeğerdir. Yıllık 60 milyar kg kumaş üretimi için yaklaşık 1 trilyon kilovat elektrik tüketiminin gerçekleşmesi de enerji tüketiminin hangi boyutlarda olduğunun en iyi göstergelerindendir.

Tekstil sektörünün ihtiyaç duyduğu temel enerji kaynağı fosil yakıtlardan oluşan yenilenebilir olmayan kaynaklardır. Sanayi devriminden beri kullanılan kömür, petrol ve doğal gaz gibi yenilenebilir olmayan kaynaklar, doğanın yeniden üretemeyeceği oranda tükenme noktasına gelmiştir. Küresel enerji talebinin % 87’sini fosil yakıtlar karşılamaktadır ve kömür bu enerji taleplerinin yaklaşık% 30’unu oluşturmaktadır. Giyim ve tekstil ürünlerinin en büyük üreticisi konumundaki Çin ve Hindistan’ın elektrik üretiminin büyük bir kısmı ise kömürden sağlanmaktadır. Bu ülkelerde özellikle elektrik santrallerinde kömür yakılması sonucu havaya karışan zararlı maddeler iklim değişikliğine, çevre ve insan sağlığına zararlı olan sera gazı salınımını artırmaya, hava ve toprak kirliliği gibi bitki ve canlı yaşamını tehdit eden pek çok çevresel soruna neden olmaktadır.

Su Tüketimi

Tekstil üretiminin her aşamasında çok fazla su kullanılmaktadır. Örneğin; bir ton tekstil üretimi için gerekli su miktarı 200 ton civarında olup üretim için yılda yaklaşık dokuz trilyon litre suya ihtiyaç duyulmaktadır.

Tekstil üretimi süreçlerinin birçoğunda önemli çevresel yüklere sahip doğal lifler (pamuk, yün, ipek, keten ) ve sentetik lifler (polyester, perlon, akrilik, viskoz) kullanılmaktadır. Doğal liflerin yetiştirilmesinde başlıca çevresel sorunlar, kullanılan ilaçlar ve su tüketimidir. Sentetik liflerin üretimindeki sorun ise sera gazı emisyonlarının meydana gelmesidir.

Sentetik bir lif olan polyesterin, 1990 yılından beri popülaritesinin artmasına rağmen, pamuk tekstil üretiminde kullanılan en yaygın lif olma özelliğini korumaktadır. Pamuk bir bitki olarak yetişme sürecinde muazzam miktarda suya ihtiyaç duymaktadır. Bu ise su kaynakları açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Pamuğun yetişme sürecinin su dengesi üzerindeki olumsuz etkilerine en önemli örnek, Aral Denizi’ni besleyen iki ana nehrin sularının pamuk tarlalarının sulanması için kontrolsüz kullanımı sonucunda Aral Denizi’nin tamamen kuruması gösterilebilir. Diğer yandan, Orta Asya’da pamuk tarlalarını besleyecek suyun %60’ının kötü altyapılar nedeniyle tarlalara ulaşamadan heba olması da bu bölgeyi en verimsiz pamuk üretimi yapılan bölgeye dönüştürmüştür (Onlinegiyim.com).

İpliklerin renklendirilme aşamasında istenilen rengin tutturulması için çoğu zaman boyama işlemi tekrar edilmektedir. Bu işlemde yine çok fazla su tüketimine neden olmaktadır. Aynı şekilde ağartma işlemleri ve bitmiş ürünlerin yıkanması gibi işlemlerde de yüksek hacimlerde su kullanılmaktadır. Bütün bu işlemler doğal su kaynaklarının tükenme noktasında ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu işlemler ayrıca atık su oluşturup temiz su kaynaklarının kirlenmesine ve çevresel tahribatlara neden olmaktadır. Tekstilde suyun verimli kullanımı ve atık suların arıtılması su tüketiminin çevreye verdiği etkiyi önemli ölçüde azaltacaktır.

Advertorial


Kaynak: BU BİR İLANDIR
banner543

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.