Sinop’un kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi, kuruluşunun üzerinden geçen 102 yıla rağmen faaliyetlerini sürdürüyor.

Karadeniz’in kıyısında binlerce yıllık tarihiyle dikkat çeken Sinop’ta, kentin geçmişine tanıklık eden yapılardan biri olan kütüphane, yalnızca kitapların bulunduğu bir yapı olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan önemli bir kültür mirası niteliği taşıyor.

Alaçam'da Ahilik Haftası kutlandı
Alaçam'da Ahilik Haftası kutlandı
İçeriği Görüntüle

1902’de konut olarak inşa edildi

Bugün kütüphane olarak kullanılan tarihî yapı, 1902 yılında inşa edildi. Mübadele sonrasında Hazine’ye kalan iki Rum kardeşin evi olarak kullanılan yapı, daha sonra Sinoplu hekim, devlet adamı ve siyasetçi Dr. Rıza Nur tarafından satın alındı.

Rıza Nur, satın aldığı yapıyı bir kültür ve bilgi merkezine dönüştürerek Sinop halkının hizmetine sunmayı amaçladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre Dr. Rıza Nur tarafından vakfedilen kütüphane, 9 Ekim 1924 tarihinde hizmete açıldı.

Cumhuriyet’in ilanından yalnızca bir yıl sonra açılan kütüphane, Sinop’ta kitaba, eğitime, araştırmaya ve kültüre açılan önemli bir kapı oldu.

Sinoplu bir aydının kültür mirası

Dr. Rıza Nur, yalnızca kütüphanenin kurucusu olarak değil, Türkiye’nin yakın tarihinde üstlendiği görevlerle de öne çıkan bir isimdi.

Sinop’ta doğan Rıza Nur, askerî tıp eğitimi aldı ve hekim olarak görev yaptı. 1908 yılında Sinop milletvekili olarak Meclis-i Mebusan’a giren Rıza Nur, Millî Mücadele döneminde de Büyük Millet Meclisi’nde Sinop milletvekili olarak görev aldı.

3 Mayıs 1920 tarihinde oluşturulan ilk İcra Vekilleri Heyeti’nde Maarif Vekili olarak görev yapan Rıza Nur, eğitim ve kültür politikalarının şekillendirildiği Cumhuriyet’in kuruluş döneminde önemli sorumluluklar üstlendi.

Daha sonra Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı görevinde de bulunan Rıza Nur, Lozan Konferansı’nda Türkiye’yi temsil eden heyette yer aldı ve Lozan Barış Antlaşması’na imza atan Türk delegasyonu içerisinde bulundu.

Ancak Rıza Nur’un Sinop’a bıraktığı miras yalnızca siyasi görevleriyle sınırlı kalmadı. Hekimliğinin yanı sıra tarih, edebiyat, Türk kültürü ve farklı bilim alanlarında eserler kaleme alan Rıza Nur, kitap ve kültür hayatına da önemli katkılar sundu.

Kendi kitaplarını kütüphaneye bağışladı

Rıza Nur’un Sinop’ta kurduğu kütüphane, onun kitaba ve eğitime verdiği önemin de önemli bir göstergesi oldu.

Kütüphaneye kendi kitaplarından bağışlayan Rıza Nur, kurumun yalnızca bir bina olarak kalmasını değil, uzun yıllar boyunca Sinop halkına hizmet veren kalıcı bir kültür merkezi olmasını hedefledi.

Kütüphanenin gelişmesi ve giderlerinin karşılanabilmesi amacıyla 1926 yılında 250 dönümlük millî arazinin kütüphaneye vakfedilmesine karar verilmesi de bu anlayışın önemli göstergelerinden biri oldu.

Bir evden kültür yuvasına

Yaklaşık 124 yıl önce konut olarak inşa edilen tarihî yapı, geçen zaman içerisinde Sinop’un değişimine de tanıklık etti.

Mübadele dönemini, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını ve sonraki dönemleri gören yapı, 1924’ten itibaren kütüphane olarak kent kültürünün önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Yıllar içerisinde binlerce Sinoplu burada kitap okudu, ders çalıştı, araştırma yaptı ve çeşitli kültürel etkinliklere katıldı.

Bu yönüyle kütüphanenin tarihi, yalnızca bir binanın veya kurumun tarihi değil, aynı zamanda Sinop insanının kitap ve bilgiyle buluşmasının da tarihi oldu.

Tarihî yapı, yaşayan kütüphane

Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi, tarihî niteliğinin korunması amacıyla farklı dönemlerde bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarından geçirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kurumsal bilgilerinde, yapının 1989-1990 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildiği, sonraki yıllarda da çeşitli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirildiği belirtiliyor. 2012 yılında gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenlemesinin ardından yapı kütüphane olarak hizmet vermeyi sürdürdü.

Bugün tarihî yapı, yalnızca geçmişten kalan bir eser olarak değil, yaşayan bir kültür kurumu olarak varlığını sürdürüyor.

Çocuklar burada kitaplarla tanışıyor, öğrenciler ders çalışıyor, araştırmacılar kaynaklara ulaşıyor ve vatandaşlar kütüphanenin sunduğu imkânlardan yararlanıyor.

9 Ekim 1924’te açılan kapılar, aradan geçen 102 yılın ardından hâlâ Sinop’u bilgiye, kitaba ve kültüre açmaya devam ediyor.

Dr. Rıza Nur’un bir asır önce Sinop’a bıraktığı bu miras, bugün de kentin kültürel hafızasının önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi