banner600

banner534

27.03.2016, 22:19 506

BATI VE BİZ III

                   “Geçmişler geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzerler.” İbn Haldun
               Medeniyetlerin yapıtaşlarını oluşturan fikir ve görüşlerin içinde taşınıp muhafaza edilerek iletilip, yayılacağı yegane yapıtaşları kelime ve kavramlardır.Medeniyetlerin oluşumu da, bozulumu da kelimelerde yapılacak düzenleme ve saptırmalarla gerçekleşir.Resulullahın vefatı ile birlikte geride kalan toplumun bütünü imanı, Hz. Ebubekir, Ömer ve Ali gibi anlayanlardan oluşmuyordu.Müslüman gibi göründükleri halde geçmişten elde ettikleri imtiyazı kaybetmenin içten içe acısını yaşayan ve tekrar kaybettiklerini kazanma politikaları izleyen kesim de vardı.Bu kutlu medeniyetin oluşumu fevkalade kansız gerçekleşmesine rağmen kayıplarının acısını göğsünde gizleyerek imanı hazmedemeyen çıkar gruplarının kullanmasına müsait zihni bulanık kimseler de mevcuttu.Resulullah ve Kur-an’ın hayat ve dünya tanımının esasını ahiret endişesi  oluştururken, gönlü dünyadan kopmayan ve iktidar nimetlerinden yararlanmanın fırsatını bekleyen  kesimleri maksatlarına erdirecek  stratejik hamle kavramların kendilerini haklı çıkaracak şekilde dizayn edilmesi ile gerçekleşecekti.Bu alanda İslam toplumu ile iç içe yaşayan Ehl-i Kitab’dan devşirilen fevkalade bir tecrübe vardı.Hz. Ebubekir ve Ömer dönemine kadar Mekke toplumunun yaşam biçimi aktarılırken  sokakların, geceleri Kuran tilavetiyle  arı kovanı gibi uğuldadığı tasvir edilir.Bu dönemde ashabın bütün meşgalesini Kuran okumak ve anladığını hayata geçirmek oluşturur.Çünkü onlar için  Kur’an, tercihini Allahtan tarafa yapanlar için hiçbir şeyin eksik bırakılmadığı apaçık bir hidayet kaynağı idi.Ne zaman İslam toplumu bu mantalitesinden saparak hidayeti kıssalarda, Kuran dışında haberlerde aramaya başladı ise işte o zaman bozulmanın fitili de ateşlenmiş oldu.Bu noktada en ilginç tesbitlerden bir tanesi Hz. Ebubekir ve Ömer döneminde  Hadis rivayetleri ve rivayetlerin yazımına izin verilmemesi hatta Hz.Ömer’in Ebu Hureyreyi kırbaçlatması hadisesidir.Bu iki halifenin dönemi Resulullahın çizgisine sıkı sıkıya bağlı olunan dönemdir.Bu dönemden sonra İslamı anlama ve imanı kavrama metodlarında kıssalara, haberlere ve israiliyyata başvurulması artık dünyaperestlerin iktidarı ele geçirmek için İslamı bir araç haline getirmeleri yolunu açmıştır.İslam algısının iktidar anlayışı ile birlikte zikredilmesi Müslümanların gerçekleştirmeyi murad ettiği sistemin parametreleri olan  adalet, cihat, şehit, iman, kader, tevekkül,şefaat, peygamber, devlet, halife gibi birçok temel kavramların, muktedirleri meşru kılacak biçimde dizaynına neden olmuştur.
              İslam toplumunun kısa denecek bir zaman dilimi içerisinde Mısırın fethi ile Afrikaya, İranın fethiyle de Asyaya yayılması müslümanları güçlü kültürlerle, müntesiplerini bağlayıcı inanç ve ritüellerle yüzleşmesi problemi ile karşı karşıya bırakmıştır.Bu problemlerin çözümü, ilim ehli, hikmet sahibi, islamı yaşayan, ferasetli Müslümanlarla mümkündü.Fakat bu nitelikteki insanların iktidarların kendilerine muhalif olarak gördüğü ve dışladığı kimseler olması tebliğ görevinin daha niteliksiz  kesimlere bırakılmasına neden oldu.Yine iktidarlar tehdit olarak gördüğü ilmi ekollere baskı yapmaktan ve gerekirse ilim adamlarını katletmekten imtina etmediler.İslamın genişleyen fütühat alanında islama henüz yeni girmiş insanların sorunları aşkın bir cehdle mücadele eden İslam alimleri tarafından çözülmeye çalışıldı.Ancak bu gayretler adı İslam olan devlet anlayışının seküler bir mahiyet arzetmesine engel olamadı.Bireysel bağlamda aşkın bir gayretle mücadele eden tebliğcilerin açıkladığı hakikatin içeriği, hemen hemen her dönemde muktedirlerin baskılarına, tehditlerine, engellemelerine maruz kaldı.Bu sürecin en önemli sonucu hakikatin ifade edildiği kavramların iktidar sahipleri ve çevrelerince  içinin boşaltılarak  onların  konumlarını  emin kılacak tarzda dizayn edilmesi olarak gerçekleşti.Bu bağlamda cebriyenin tanımladığı kader anlayışı mahiyeti itibariyle çok çarpıcıdır.Yine cihat, şehit, hilafetin Kureyş’e ait olması, aşere-i mübeşşere, şefaat,masumiyet kavramları hep dünyevileşen iktidarların meşruiyetini tanzim edecek biçimde tanımlandı.Kavramların  taşıdığı gerçek anlamlardan uzaklaşılması islama yeni giren toplumların eski inançlarından kalma ritüellerin islamın içine daha fazla sızmasına neden oldu.İslama girmenin temel şartı bütün ilahları reddetme anlamında  kelime-i tevhid iken İslamlaşan toplumlar islamın içine kendi ilahlarını taşıyarak dahil oldular.Yahudi, Hıristiyan ve mecusilerle sağlanan iletişimde Kuran kaynaklı bilgi derinliğinin kaybedilmesi ile onların peygamber, cennet,mucize, miraç, ibadet,şefaat gibi kavramlarına muadil anlamların yüklendiği kavramlar üretildi.İslamı anlama ve yaşama biçimine ilişkin  çalışmaların mevcut  iktidarlara sıkıntı çıkarmayacak olanları desteklenirken muhalif gözükenler engellenme yoluna gidildi.İslamda devlet ve siyaset  anlayışı  adaletin gerçekleşeceği, Salih amellerin artacağa, mustazafların korunacağa bir işleve sahip olması gerekirken dünyevileşen devlet mekanizması tam tersi sonuçlar üretti.İslamın, vahyin esaslarını belirleyeceği bir çerçeveye oturması gereken devlet kurumu tam tersi istikamette nasıl inanılacağanı tayin eden, vahyi, islamın temel esaslarını belirleyip yön veren yapı haline dönüştü, kısaca Rableşti.Dikkat edilirse İslam coğrafyasında  animizm ve mistik anlayışlardan beslenen,  islamın dinamik hayat anlayışını yaşamın içinden çekip çıkararak Müslümanları münzevi bir paydada buluşturan ekoller ciddi bir yer işgal ederler.Bu ekollerin İslam devletlerince hala desteklenip  teşvik edilme nedeni hayat alanının iktidar sahiplerine terk edilmesine dayanır.
            Anlatmaya çalıştığımız konu için bu sütunların yeterli olmadığı aşikardır.Haftaya inşallah, gözlem ve tesbitlerimizi  paylaşmaya devam edeceğiz.

 
Yorumlar (0)
banner706
19°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Sinop için hangi projenin yapılması daha önemli?
Namaz Vakti 12 Haziran 2021
İmsak 02:52
Güneş 04:56
Öğle 12:44
İkindi 16:46
Akşam 20:22
Yatsı 22:17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner637