Müdürlükten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

RİSK GRUPLARI

1. Risk Grupları İl sağlık müdürlükleri, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, aşağıda sıralanan risk gruplarına yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerinin yürütülmesini ve ihtiyaç duyacakları hizmetlerin sunulmasını sağlayacaktır. Aşırı sıcaklardan en fazla etkilenebilecek gruplar: - Beş yaşından küçük çocuklar ve bebekler - 65 yaş ve üzerindeki yaşlı bireyler (özellikle yalnız yaşayanlar) - Bakıma ihtiyacı olan, hareket ve bilişsel kısıtlılığı bulunan veya yatağa bağımlı bireyler - Gebeler - Emziren anneler - Aşırı kilolu (obez) bireyler - Açık alanda, güneş altında çalışanlar (tarım, inşaat ve yol işçileri, balıkçılar, dış ortamda çalışan kamu görevlileri, sporcular vb.) - Yeterli soğutma ya da havalandırmanın bulunmadığı kapalı ortamda yoğun fiziksel aktivite gerektiren, çalışırken kişisel koruyucu ekipman veya özel giysi kullanan işleri yapan kişiler (sağlık çalışanları, sanayi ve üretim işçileri, endüstriyel mutfak personeli vb.) - Bulaşıcı olmayan (kronik) hastalığı olanlar: Kalp-damar hastalığı, beyin-damar hastalığı, solunum sistemi hastalığı, böbrek hastalığı, psikiyatrik hastalığı, diyabeti olanlar gibi. - Sürekli ilaç kullananlar - Alkol ve madde bağımlıları - Sokakta yaşayanlar ve evsiz bireyler - Üst katlarda, çatı katlarında veya yetersiz havalandırılan/yalıtımsız konutlarda yaşayanlar - Düşük sosyoekonomik düzeye sahip olup soğutma sistemine erişimi kısıtlı hanelerde yaşayanlar

2. Sıcak Hava-Sağlık Erken Uyarı Sistemi Sıcak hava-sağlık eylem planlarının temel bileşeni, meteorolojik tahminlerin sağlık müdahalesine dönüştürüldüğü erken uyarı sistemidir. Bu doğrultuda: - Hissedilen sıcaklık değerlerinin hesaplanmasında Bakanlığımız web sayfasında yer alan bilgiler ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri birlikte kullanılacaktır. - Aşırı sıcak dönemlerinde UV indeksi değerleri de dikkate alınarak halkın güneşten korunmasına yönelik ilave bilgilendirmeler yapılacaktır.

AŞIRI SICAKLARDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Aşırı sıcaklar, sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının yükselmesine ve metabolizmanın bu duruma uyum sağlamaya çalışmasına neden olur. Bu durum, çeşitli sağlık problemlerine yol açar. Normal şartlarda terleme mekanizması ile dengede tutulmaya çalışılan vücut ısısı, aşırı sıcaklarda yalnızca bu mekanizma ile korunamayabilir. Özellikle yaşlılarda, bebeklerde ve kronik hastalığı olan bireylerde terleme mekanizması ile vücut ısısının dengelenmesi her zaman mümkün olmayabilir. Ortam nem oranının yüksek olması da terleme yoluyla vücut ısısının yeterince düşürülememesine yol açabilir. Şişmanlık, yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruhsal ve sinirsel hastalıklar, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü gibi bazı ilaçların kullanımı da terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdir. Bazı psikiyatrik bozukluklarda ısı algısı ve susuzluk hissi bozulabildiği gibi antipsikotik ilaçlar özellikle vücudun iç sıcaklarını düzenleme (termoregülasyon) mekanizmasını bozarak sıcak çarpması riskini artırabilir. Bu durumlarda yükselen vücut ısısı, beyin ve diğer hayati organlarda kalıcı hasara yol açabilir.

1. Genel Korunma Tedbirleri - Günün en sıcak saatlerinde (şehirlere ve bölgeye göre değişmekle birlikte, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından aksi belirtilmedikçe, özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında) mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. - Dışarıda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı, hava delikli şapka ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. - Açık alanda çalışmak zorunda olanlar güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya ve sık sık sulu gıdalar almaya özen göstermelidir. - Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde ((şehirlere ve bölgeye göre değişmekle birlikte, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından aksi belirtilmedikçe, özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Dışarıya çıkarken, dermatoloji uzmanlarının bireye özel olarak önerdikleri güneşten koruyucu ürünler (en az 30 koruma faktörlü) kullanılmalı, şapka ve gözlük gibi koruyucu önlemler alınmalı, uzun süre kesintisiz güneşlenilmemelidir. - Yoğun fiziksel aktivite için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli; her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. - Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısısı, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra hızla yükselmektedir. - Kapalı alanlar iyi havalandırılmalı; güneş gören pencereler perde veya güneşlikle gölgelendirilmelidir. - Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bu mümkün olmadığında ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. - Konutlarda, özellikle üst katlarda ve çatı katlarında, gece saatlerinde havalandırma yapılarak iç mekân ısısının düşürülmesine özen gösterilmelidir. - Bulaşıcı olmayan (kronik) hastalığı olanlar dışarı çıkarken günlük ilaçlarını, insülin iğnesi gibi zorunlu ilaçlarını, bunları tüketirken ve ihtiyaçları olduğunda kullanacakları sularını, diyetlerinde günlük almaları gereken gıdaları soğutucu çantalar ile yanlarına almayı unutmamalıdır. - Aşırı sıcaklara bağlı artış gösteren polen ve vektörlere yönelik, hanelerde ve kişisel olarak koruyucu önlemler alınmalıdır. - Yerel yönetimler, şehirlerde aşırı sıcaklara karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirilmeli; toplu serinleme alanlarının yerlerini vatandaşlara duyurmaları sağlanmalıdır.

2. Beslenme ve Sıvı Alımı - Susuzluk hissi beklenmeden yaşa, fiziksel aktiviteye ve sağlık durumuna uygun olacak şekilde gün boyunca yeterli miktarda [her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı)] sıvı tüketilmelidir. - Doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış kişilerin veya idrar söktürücü ilaç kullananların ilgili hekime başvurması gerekir. - Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı; kafeinli içecekler yerine süt, ayran, doğal meyve suyu, şekersiz bitki çayları tercih edilmelidir. - Yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalı; pişirmede haşlama, ızgara veya az suda pişirme gibi yöntemler tercih edilmelidir. - Yeterli vitamin, mineral ve sıvı alımını desteklemek amacıyla sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmelidir. Vücut direncini artırmak için diyetine uygun sebze ve meyve tüketilmelidir. - Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla sıvı ve mineral alınmalıdır. - Su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve doğal meyve suyu tercih edilmelidir. - Sağlık sorunlarına neden olabileceğinden, çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. - Kafeinli içecekler daha fazla sıvı kaybına yol açacağından sıvı ihtiyacının karşılanmasında su tercih edilmelidir. - Açıkta satılan gıdaların tüketiminden kaçınılmalıdır. Çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) soğukta muhafaza edilmelidir; hazırlama ve pişirme aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir. Hijyen durumundan emin olunmayan dışarıda tüketime sunulan su, buz vb. ürünlerin tüketimine dikkat edilmesi gerekmektedir.

3. Kurumlar ve İşyerleri İçin Ek Tedbirler - Kapalı ortamlarda ve/veya kişisel koruyucu ekipman ve giysilerle çalışılan iş yerlerinde iç hava sıcaklığı izlenmeli, etkin havalandırma sağlanmalı ve sıvı alımı için düzenli molalar verilmelidir. - Okul, kreş ve bakımevleri gibi toplu yaşam alanlarında iç mekân sıcaklığı düzenli izlenmeli, gerekli havalandırma/serinletme tedbirleri alınmalıdır. - Huzurevleri, bakım merkezleri ve hastanelerde kritik risk grubundaki bireyler için ek izleme protokolleri uygulanmalıdır. - İşverenler tarafından sıcak hava koşullarına yönelik risk değerlendirmesi yapılarak ısı stresi riski bulunan işler belirlenmeli ve gerekli önleyici tedbirler alınmalıdır. - Açık alanda çalışan personel için çalışma-dinlenme süreleri, sıcaklık ve nem koşulları dikkate alınarak yeniden planlanmalı; gölgelikli dinlenme alanları oluşturulmalı ve yeterli içme suyuna sürekli erişimleri sağlanmalıdır. - Çalışanlara sıcak stresi, sıcak çarpması belirtileri, ilk yardım uygulamaları ve korunma yöntemleri konusunda düzenli eğitim verilmelidir.

AŞIRI SICAKLARIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ VE İLK YARDIM

1. Güneş veya Sıcak Çarpması Aşırı sıcağa maruz kalma sonucu terleme mekanizmasının bozulmasına bağlı olarak vücut ısısının düşürülememesi ile karakterize, hayatı tehdit eden bir tablodur. Vücut ısısı 10-15 dakika içinde 40-41°C üzerine çıkabilir. Acil tedavi edilmezse kalıcı hasara veya ölüme neden olabilir. Bilinç kaybından önce tedaviye başlanması durumunda iyileşme şansı yüksektir. Belirtiler: Ateş 39,4°C üzerindedir; deri kuru, kırmızı ve sıcaktır, terleme yoktur; bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, görme bulanıklığı ve komaya kadar gidebilen şuur bulanıklığı görülebilir. İlk yardım: Kişi hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı giysileri gevşetilmeli, soğuk su veya soğutucularla (vantilatör, klima vb.) soğutulmaya çalışılmalı, kesinlikle içecek verilmemeli ve 112 acil sağlık hizmet birimlerinden destek talep edilerek en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

2. Sıcak Bitkinliği Uzun süre aşırı sıcağa maruz kalma ve yetersiz sıvı alımına bağlı su ve mineral kaybıyla meydana gelir; yaşlılarda, hipertansiflerde ve güneş altında çalışanlarda daha sık görülür. Aşırı terleme, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, nabız hızlanması ve ateş yükselmesiyle kendini gösterir. Deri soğuk ve nemli, nabız hızlı ve zayıf, solunum hızlı ve yüzeyseldir; şuur açıktır. Güneş çarpmasının daha hafif şeklidir, genellikle hayati tehlike taşımaz. İlk yardım: Hasta serin bir yerde istirahate alınır, giysileri gevşetilir, sırt üstü yatırılarak bacakları yükseltilir. Islak havlu veya bezle serinletilir. Bol sıvı, özellikle tuzlu ayran verilir (hipertansiflerde dikkatli olunmalıdır). Genel durumun kötüleşmesi ya da yaklaşık 1 saat içinde genel durumun düzelmemesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

3. Sıcak Krampları Aşırı aktivite sonucu terlemeye bağlı hızlı su ve tuz kaybı, kaslarda krampla sonuçlanabilir. Genellikle karın, bacak ve kol kaslarında fiziksel aktivite sırasında ağrılı spazmlar şeklinde görülür. İlk yardım: Aktivite durdurulmalı, kişi sakin ve serin bir yere oturtulmalı, meyve suyu veya mineralli içecek verilmelidir. Kramptan sonra, en az birkaç saat fiziksel aktiviteden uzak durulmalı; bir saat içinde geçmezse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

4. Güneş Yanıkları Uzun süreli güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşur. Deri kızarık, ağrılı ve aşırı sıcaktır. Ateş, bül (su toplanması) veya şiddetli ağrı varsa, ya da etkilenen kişi 1 yaşından küçükse ya da yaşlıysa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Korunma ve bakım: Güneş ışığına maruziyetten kaçınılmalı, yanık bölgeler soğuk su ile silinmeli, nemlendirici tıbbi losyon uygulanmalıdır. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu gibi maddeler kesinlikle sürülmemeli, büller patlatılmamalıdır.

Genel Sağlık-İş'ten Tepki: "Sağlık Emekçilerine Reva Görülen Adaletsizlik Kabul Edilemez"
Genel Sağlık-İş'ten Tepki: "Sağlık Emekçilerine Reva Görülen Adaletsizlik Kabul Edilemez"
İçeriği Görüntüle

5. Sıcak Döküntüsü (İsilik) Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı deri tahrişidir; her yaşta görülmekle birlikte sıklıkla bebeklerde görülür. Boyun, göğüs, dirsek iç yüzü gibi kıvrım bölgelerinde küçük kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin ve daha az nemli ortam sağlanmalıdır.

6. Güneşin Geç Dönem Etkileri Güneş ışınlarının sağlık üzerinde önemli olumlu etkileri bulunmakla birlikte, uzun süreli maruziyet ciltte erken yaşlanma, gözde katarakt gelişimi, deri kanseri ve güneş lekeleri gibi olumsuz etkilere yol açabilir. Bu olumsuz etkilerden korunmak için “Genel Korunma Tedbirlerine” uyulmalıdır.

7. Sıcağa Bağlı Diğer Klinik Riskler Güncel epidemiyolojik veriler, sıcak hava dalgaları döneminde kalp krizi, kalp yetmezliği, inme, akut böbrek hasarı, böbrek taşı, solunum yolu hastalıkları ve metabolik bozuklukların sıklığında artış olduğunu göstermektedir. 65 yaş üzerindeki bireylerde sıcaklığa bağlı ölüm riskinin diğer yaş gruplarına kıyasla daha yüksek olduğu bilinmektedir. Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde kendine zarar verme düşüncesi, konfüzyon gibi semptomlar yakından izlenmeli ve gerekli tedavi düzenlemeleri yapılmalıdır. Bu nedenle sıcak hava dalgası dönemlerinde acil servis başvuru eğilimlerinin yakından izlenmesi ve kronik hastalığı olan bireylerin tedavi takibinin aksatılmaması önem taşımaktadır. Sıcak çarpmasında oluşması muhtemel atipik etkiler de göz önünde bulundurulmalı, özellikle yaşlılarda şüphe eşiğinin düşük olduğundan ilk bulgular genişletilerek değerlendirilmelidir. Sıcak hava dalgaları süresince elde edilen sağlık verileri düzenli olarak değerlendirilmeli, sonraki dönemlere yönelik koruyucu halk sağlığı uygulamalarının planlanmasında kullanılmalıdır.

Kaynak: Sinop İl Sağlık Müdürlüğü Bülten