banner337

Sinoplu sanatçı Emre “Sinop Cezaevi’nde stand-up yapmak isterdim”

Yaz tatilini her yıl memleketi Sinop’ta geçirdiğini söyleyen 28 yaşındaki genç Stand-up’çı Emre Koçel ile sohbet ettik

Sinoplu sanatçı Emre “Sinop Cezaevi’nde stand-up yapmak isterdim”

Yaz tatilini her yıl memleketi Sinop’ta geçirdiğini söyleyen genç Stand-up’çı Emre Koçel (28), 2008 yılında üniversite okurken ilk kez sahneyle tanıştığını belirterek, “bir gün Emre Koçel ismini duyanlar gülümsüyorsa hedefime ulaşmışımdır demektir” diyor. Siyaset ve futbol gibi insanların taraf olduğu konulardan sahnede uzak durduğunu belirten Koçel, insanları güldürüp eğlendirmekten mutlu olduğunu söyledi. Sinoplu Koçel Vitrin Haber’e verdiği demecinde bir gün Sinop’da sahne almak isteğini de belirtti.

Vitrin Haber (VH): Stand-up yapmaya ne zaman başladınız?

Emre Koçel (EK): 2008’de Uludağ Üniveristesi Makine Mühendisliği’nde okumaya başladım. Üniversitenin tiyatro bölümünde ilk kez sahne deneyimiyle tanıştım. Küçükken taklit yeteneğim vardı ama hiç sahneye çıkmamıştım. 2009 yılında ise iki hafta içindebir senaryo hazırladım ve 350 kişiye ilk stand-up gösteri yaptım. Özellikle üniversite çevresinde ilgi gören gösterilerimi Bursa ve İzmir’de sahneledim. 2014 yılında okuldan mezun oldum ve şu anda da İstanbul’da sahne almaya başladım.

VH: Gösterilerinin konusu nedir?

EK: Şimdiye kadar 12 değişlik konuyu sahneledim ama konuları sürekli güncelliyorum. Gündemi takip etmek lazım. Yoksa 1 yıl önceki gösteriyi bugün birebir yaparsam kimseyi güldüremem. Günün şartlarına göre güncellemek şart. Birde sahnede açıkcası siyasi konulara hiç girmiyorum. Çünkü siyaset ve futbolda hoşgörüler değişken olduğu için onları çok kullanmıyorum. Siyaset dışında mizah yapıyorum. Bundan sonra da siyaset ve futbol gibi insanların taraf olduğu konuları ele almayı düşünmüyorum. Karşıt düşüncelerde ve eleştirye çok açık olan konulara girmemeye çalışıyorum.Daha çok günlük hayatta ve çocukken yaşadığımız veya yaşıyor olacağımız gündelik mizahi konuları işliyorum. Şu an bekarım ama evlendiğimde çocuğumla yaşayacağım bir olayı gözleme dayalı olarak da sahnede anlatmaya çalışıyorum.

VH: İzleyici kitlendaha çok kimlerden oluşuyor?

EK: Genelde üniversite çevrelerinde sahneye çıktığım içinşimdiye kadar gençliğe yönelik konuları seçiyordum ama artık İstanbul ve diğer şehirlerde de sahne almaya başladığım için diğer yaş guruplarına da hitap etmeye başladım. Onlara göre de özel konular hazırlıyorum. 

VH: Makina Mühendisliğini bitirdiniz. Mesleğinizi icra ediyor musunuz?

EK: 2014’de üniversiteden mezun oldukdan sonra 1 yıl bu alanda çalıştım. Şu anda sahnelere ağırlık vermek istiyorum ama aynı zamanda bir sağlık ürünleri firmasında çalışıyorum ve branşımla ilgili Ekim ayında bir Avrupa programına katılacağım. Bu yüzden makine mühendisliğimi şimdi rafa kaldırdım. 

VH: Sinop deyince aklına ilk gelen nedir?

EK: Sinop, Türkiye’nin en mutlu şehridir. Her sene yaz aylarında bazen de bayramlarda mutlaka Sinop’a gelirim. Bu yıl ilk defa “mutluluk festivali” yapıldı. Sinoplu bir sanatçı olarak teklif geldiği takdirde kendi şehrimde de sahne almayı çok isterim. Mesela tarihi Sinop Cezaevi gibi ülkemizin kültür abidesi olan bir mekanda, stand-up yapmak çok süper olurdu.

VH: Stand-up dışında başka projeler varmı?

EK: Evet var tabiki. Reklam filmleri, sinema oyunculuğu, TV gibi projelerimiz var. Geçtiğimiz aylarda Demet Akbağ ile bir reklam filmi çektik. Bu film, Uni Lever firmasının gıda güvenliği üzerine çekilen iş güvenliğini anlatan bir tanıtım filmiydi. Bu film 2 aydır internet ve sosyal medyada da yer alıyor. Şu anda Tuna Ajans’a kayıtlıyım ve birkaç ajansla ortak çalışıyoruz. Her ajansın kendine göre çalışma şekli var. Kendime uyanları kabul ediyorum. 

VH: Örnek aldığın yerli veya yabancı stand-up’çılar varmı?

EK: Türkiye’de stand-up deyince bizim jenerasyonun aklına Cem Yılmaz geliyor. İnsanlarda Cem Yılmaz denildiğinde bir gülümseme oluşuyor. İnsanların gülme merkezinde Cem Yılmaz var diyebiliriz. Yeni komedyenler olarak eğer biz de oraya gelebilirsek bana göre doğru adımlarda ilerlemiş oluruz. İnsanların gülme merkezinde Emre Koçel olarak bir pencere açmak istiyorum. Sonuçta gülme üzerine tasdiklenmişseniz ve insanlar sizi tanıyorsa çok daha iyi bir şekilde hedefe ilerliyorsunuz demektir. Yabancı oyunculardan ise Jim Carrey idolümdür. Nerdeyse bütün filmlerini izlemişimdir. Komedi, dram, gerilim gibi tüm filmlerde rol alabiliyor. Çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Onu seviyorum. Bir de CharlieChaplin’i çok beğeniyorum. Konuşmadan insanları güldürmek çok büyük bir beceridir. 

VH: 10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun diye bir soru sorsak..

EK: Bostancı Gösteri Merkezi’nden bir bilet alırsanız görebilirsiniz.

 


Kaynak: Vitrinhaber
banner410

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.