banner337

El Bab’a girilmesi bir faciadır

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Suriye'de DEAŞ ile mücadelede Türkiye'nin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, "TSK'nın, bölge ülkelerinin ve BM'nin desteği olmadan El Bab'a girmesi faciadır, cinayettir.

El Bab’a girilmesi bir faciadır

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Suriye'de DEAŞ ile mücadelede Türkiye'nin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, "TSK'nın, bölge ülkelerinin ve BM'nin desteği olmadan El Bab'a girmesi faciadır, cinayettir. Mehmetçiği bataklığa sokmaması ve daha fazla şehit gelmemesi için hükümete çağrıda bulunuyoruz." dedi.

Altay Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Binali Yıldırım'ın anayasa değişikliği teklifi görüşmelerinin takvimine ilişkin açıklama yaptığını anımsattı.

Engin Altay, "Başbakanın rejim değişikliğiyle ilgili anayasa değişiklik teklifinin Meclisteki komisyon ve Genel Kurul safhasıyla ilgili takvim vermesini TBMM'nin iradesine yönelik yapılmış bir hadsizlik ve saygısızlık olarak değerlendirmekteyiz." dedi.

Komisyonların kurulma sebebinin, kanunların enine boyuna değerlendirilmesi ve Genel Kurula belli bir olgunlukla indirilmesini temin etmek olduğunu dile getiren Altay, şöyle devam etti: "Hal böyleyken, Sayın Başbakanın komisyonun çalışma süresiyle ilgili takvim vermesi, TBMM'ye yapılmış saygısızlıktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bu, daha şimdiden, değiştirmek istedikleri rejimle ilgili parlamentoyu yok hükmünde saydıklarının dışa vurumudur. Dün yapılan toplantıda, aracılığınızla öğrendiğimiz bilgilere göre, iktidar partisine mensup çok sayıda milletvekilinin teklifle ilgili rahatsızlıklarını ilettiklerine dair bilgilere sahibiz. Bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Biz, iktidar partisi milletvekillerinin de demokrasiyi feda edecek anlayış içine gireceklerine zaten ihtimal vermiyoruz. Öyle görülüyor ki Adalet ve Kalkınma Partisinin demokrasiyi ortadan kaldırma hamlesi, vatandaşın önüne gitmeden TBMM'de geri püskürtülecek gibi görünüyor. Bundan büyük memnuniyet duyuyoruz."

Başbakan Yıldırım'ın, "Rejim meselesi 1923'te bitti." dediğini anımsatan Altay, "Başbakana tavsiyemiz, rejimle meselesini bitirmeyen kimi AKP'nin üst düzey yöneticilerini, üst akıl da buna dahil, ikna etmesidir. Başbakan rejimle meselesi olanları ikna ederse, onu Başbakan yapan bu Cumhuriyete borcunu ödemiş olur." diye konuştu.

"DIŞİŞLERİ BAKANI ATTIĞI İMZADAN MI UTANIYOR?"
Atalay, Fırat Kalkanı Harekatı kapsamanda El Bab'da şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi.

Rusya, İran ve Türkiye'nin katılımıyla Moskova'da yapılan toplantıda, Suriye konusunda mutabakata varıldığını anlatan Altay, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da imzaladığı metnin ilk maddesinin, "İran, Rusya ve Türkiye; çok etnikli, çok dinli, mezhepsel olmayan, demokratik ve seküler devlet olarak Suriye Arap Cumhuriyetinin egemenlik, bağımsızlık, birlik ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı duyduklarını yinelerler." şeklinde olduğunu bildirdi.

Mutabakat metninin Rusya ve İran dışişleri bakanlıklarının internet sitesinde yer aldığını, Türk Dışişleri Bakanlığı sitesinde bulunmadığını savunan Altay, "Dışişleri Bakanı'nın imza attığı metni saklayan, ondan utanan manzara mı var?" diye sordu.

"AKP KAYBETTİ, TÜRKİYE KAZANDI"
Engin Altay, Moskova mutabakatıyla AK Parti'nin kaybettiğini, Türkiye'nin kazandığını savunarak, "Dışişleri Bakanının imza atması, Rus büyükelçinin suikaste uğramasıyla biraz ilgili tabii ki. Büyük bir eziklik ve mahcubiyet içinde Dışişleri Bakanı önüne koyulan mutabakat metnine imza atmış gibi görünüyor." dedi.

CHP'nin 2012 yılında Meclisi Suriye konusunda olağanüstü toplantıya çağırdığını belirten Altay, gelinen noktada imzalanan metnin, CHP'nin açıkladığı çözüm programının hemen hemen aynısı olduğunu belirtti.

Türkiye'nin; başlangıçta ABD, Suudi Arabistan ve Katar ile bir blok içinde yer aldığını iddia eden Altay, "Moskova metnine imzayı attınız. Doğru bir iş yapılmıştır. Moskova metnine atılan imza aynı zamanda, AKP'nin politikalarının, stratejilerinin çöpe atılmasıdır. AKP politikaları kaybederken, Türkiye ve bölge barışı açısından büyük kazanç olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Altay, Türkiye'nin, Moskova mutabakatının şartlarını tatbik etmesini umduğunu belirterek, "Şehitlerimiz var. Artık Türkiye, anlamsız savaşlar yüzünden evlatlarını kaybetmek istememektedir. Bu son olsun. Evlere yeni ateşler düşmesin." diye konuştu.

CHP'nin Suriye tezkeresine "evet" oyunu, sınır güvenliğinin tesisi için verdiğini, Suriye'nin güneyine doğru ilerlenmesine karşı çıktığını ifade eden Altay, can kayıplarının sorumlusunun çelişkili ve tutarsız politika izleyen hükümet olduğunu ileri sürdü.

Moskova mutabakatına göre El Bab'da DEAŞ ile mücadele edilmesinin zorunluluk olduğunu belirten Altay, şu görüşlere yer verdi: 

"Bu temizliğin Rusya ve İran tarafından, ÖSO ve TSK'ya yaptırılmasını anlamamız ve kabul etmemiz mümkün değil. Biz dünyanın fedaisi değiliz. Bizim Mehmetçiğimiz elalemin askeri ölmesin diye öldürülmek noktasında değil. Millet olarak bu vatan için şehit oluruz, bunda endişe yok ama başka ülkelerin askerleri ölmesin diye Mehmetçiğin o bataklığa sokularak şehit olmasının sorumlusu olarak hükümetin önce Meclise, sonra millete hesap vermesi lazım. TSK'nın, bölge ülkelerinin ve BM'nin desteği olmadan El Bab'a girmesi faciadır, cinayettir. Mehmetçiği bataklığa sokmaması ve daha fazla şehit gelmemesi için hükümete çağrıda bulunuyoruz."

Altay, DEAŞ ile bütün dünyanın uğraşmak zorunda olduğunu, askeri mücadelede Türkiye'nin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

"İDLİB'DEKİ YIĞINAK ÇOK BÜYÜK TEHDİT"
DEAŞ'ın İdlib'deki yığınağının Türkiye için çok büyük tehdit olduğuna işaret eden Altay, "İdlib'de cihatçılarla ilgisi olmayan sivil yok. Kimi kaynaklara göre 5-7 bin, kimi kaynaklara göre 18-20 bin cihatçı var. İdlib Hatay'ın dibinde. Şimdiden uyarıyoruz, Hükümetin İdlib'deki cihatçılara yönelik özel tedbir alması lazım." diye konuştu.

Engin Altay, Türkiye'nin, Suriye'deki cihatçıların hamisi algısından kurtulması, bölge ülkeleriyle diplomatik zemin oluşması için elini taşın altına koyması, sınır güvenliğini artırması ve Suriye yönetimine karşı mezhepçi saldırgan tutumu terketmesi önerisinde bulundu.

Altay, Türkiye'nin tüm ülkelerle ilişkilerini barışçıl strateji çerçevesinde geliştirmesini isteyerek, "Bir taraftan Rusya'yı bir taraftan Amerika'yı idare edeceğim dersen kendini perişan edersin" ifadesini kullandı.


Kaynak: AA
banner443
banner447

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huseyin - 9 ay önce
Türkiye'yi bu sözlerle açıklama larla ne kadar kötüye götürdüğünü zu devlet perişan olduktan sonrami anlicaksiniz yeter artık yaa birlik beraberlik zamanıdır o şehadet şerbetini içmek kimseye nasip olmaz senin gibilere hiç nasip olmaz.