banner337

Türk Ocaklarından 15 Temmuz Açıklaması

Türk Ocakları Sinop Şubesi başkanı Metin Oktay Fındık 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı. 

Türk Ocaklarından 15 Temmuz Açıklaması

banner407

Türk Ocakları Sinop Şube Başkanı Metin Oktay Fındık 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü nedeni ile yayımladığı basın açıklamasında; “Bir daha inşallah bu gibi insanlık ve demokrasi dışı durumlarla karşılaşmayız” dedi.

TÜRKİYE İÇİN HEM BİR UTANÇ HEM DE BİR GURUR GECESİ OLDU
Türk tarihinin en alçak ihanet girişimlerinden birine sahne olan 15-16 Temmuz gecesinin üzerinden bir yıl geçti. O gece Türkiye için hem bir utanç hem de bir gurur gecesi oldu diyen Fındık; “Bir utanç gecesiydi zira Türk milletinin şerefli ordusunun saflarında gizlenmiş birtakım hainler, bağımsızlık mücadelemizin sembolü, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimizi bombalamış, ülkemizin çeşitli yerlerinde sivil yurttaşlarımızın üzerine mermi ve bomba yağdırmış, Polis Özel Harekata karşı vahşi bir katliamı gözlerini kırpmadan gerçekleştirmiş, Cumhurbaşkanına karşı suikast girişiminde bulunmuş, hülasa Mehmetçiğin adını ve üniformasını kullanarak millete ve demokrasiye kastetmişti. 1990’larda başlayan yeni Sykes-Picot arayışları sürecinde 2003 Irak harekatından sonra askerimizin kafasına çuval geçirenler, bu coğrafyanın devlet geleneğine sahip en önemli gücü olan Türkiye’nin ordusunu içeriden yıkma planlarında yeni bir hamle daha yapmıştı. Darbe girişiminin millet duvarına çarpması, belki onları üzdü ama neticeden memnundular. Şanlı ordumuz ağır bir hakarete maruz kalmıştı. Devlet kurumları ağır bir tahribata uğramıştı. Daha önce, uydurma iddialarla devletin harim-i ismetine giren ve Genelkurmay başkanını terör örgütü lideri diye mahkûm ettirenler, Ergenekon-Balyoz kumpaslarıyla zaafa uğrattıkları orduyu şimdi de içeriden parçalamaya kast etmekteydiler” dedi.

BU HAİN GİRİŞİMİ VE PLANLAYICILARINI TÜRK MİLLETİ ASLA UNUTMAYACAKTIR
O utanç gecesinin aynı zamanda bir gurur gecesi olduğunu, Cumhurbaşkanının açıklamasından da önce, hadisenin bir darbe girişimi olduğunu anlayan yurttaşların sokağa çıkarak, tankların önünde durarak ihanet planına meydan okuduğunu belirten Fındık; “Polisimizin ve ordumuzun büyük kısmı bu hain girişimin akamete uğraması için elinden geleni yapmış, ertesi sabaha ulaşıldığında onları rezillikleri ve müptezellikleri ile teşhir ederek hain girişimi bastırmışlardır. Bir gurur gecesiydi o gece, zira öncelikle ve başta bazı iflah olmaz hain ve gafiller dışında, milletimiz kendi iradesine ve demokrasiye sahip çıkmış, Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümet teslim olmak bir yana açıkça tavır koymuş ve Gazi Meclis, üzerine yağan bombalara rağmen, dimdik ayakta durmuştur. O gece ihanet girişimine canları pahasına karşı çıkan başta Ömer Halisdemir olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Bu hain girişimin planlayıcılarını ve onların uşaklığını yapanları Türk milleti asla unutmayacaktır” diye konuştu.

Devletin darbe girişimini yapanları ve arkasındaki örgüt yapısını etkisizleştirmek için ilk başta ilan edilen OHAL çerçevesinde pek çok adımlar attığına vurgu yapan Fındık açıklamasına şöyle devam etti; “Bunların bir kısmı zorunluluktan dolayı acele alınan tedbirlerdi. Zaman içerisinde, daha sükûnetle ve aklıselimle bu tedbirlerin sakıncalı yanları giderilmeye çalışıldı. Bununla birlikte hâlâ, at iziyle it izinin birbirinden ayırt edilemediği durumlar yaşanmaya devam ediyor. Devletin gözetiminde ve kurumların teşvikiyle palazlanan ve devleti ele geçirmeye cüret edecek bir kapasiteye ulaşan bu yapının, meşru görüldüğü hatta kayırıldığı dönemlerde, şu veya bu saikle okulları, dershaneleri, kuruluşları ve bankası ile ilişkisi olduğundan işinden-aşından edilen onbinlerce insanın hepsinin darbeci-terör örgütünü tasvip ettiğini söylemek mümkün mü? İktidar partisini destekleyen önde gelen medya mensupları dâhil pek çok çevre, haklı olarak, önceden cemaat veya hizmet diye anılan bu yapının gizli gündeminden habersiz geniş tabana yönelik işten çıkarmaları eleştiriyor ve bunun ileride yol açacağı sakıncalara işaret ediyor. Türk Ocakları da daha sürecin en başından beri bu meselenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve adaletin bihakkın yerine getirilmesiyle ele alınması gerektiğini ısrarla vurgulamaktadır. 4 Ağustos 2016’da yayınladığımız bildiride bunu şu şekilde ifade ettik; “Bu mücadelede kurunun yanında yaşın da yanmamasına, sağlam deliller olmaksızın kişilerin mağdur edilmemesine özen gösterilmelidir.” O günden bu yana şahsî hesaplarını FETÖ bahanesiyle görmeye çalışanların, bizzat bu yapının kripto elemanlarının veya itirafçı kisvesiyle kendisini kurtarmaya çalışan bazı eski mensuplarının hedef şaşırtma taktiklerinin sonucunda  kurbanlarının sayısı hiç de az değildir.

Bir başka önemli nokta ise devlet kadrolarında görevlendirmelerin cemaat, tarikat veya grup mensubiyetlerine göre değil adalet ve liyakate göre yapılmasıdır. Devletin temelinin adalet olduğunu sadece lafta değil, uygulamada da göstermek zorundayız. Makam ve mansıpların şu veya bu cemaat, parti veya gruba mensubiyet temelinde değil; ehliyet ve liyakat ölçülerine göre verilmesi, sağlam bir devlet düzeninin ve toplum barışının olmazsa olmaz şartıdır.
Son dönemde çeşitli şekillerde gündeme gelen bir yanlışın da altını çiziyoruz: Şehitleri kategorize etmek tehlikeli bir bölücülüktür; bu konuda ilgili ve yetkililer azami özen göstermek zorundadır. Biz, bir bütün olarak, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Miryakefalon’dan Sakarya’ya, Kıbrıs’a, 15 Temmuz’dan Fırat Kalkanına kadar pek çok savaşta ve hain terör örgütleriyle mücadelede vatan ve millet uğrunda hayatlarını feda eden, şehitler tepesini hiç boş bırakmayan bütün şehitlerimizi saygı, hürmet ve rahmetle anıyoruz.
Allah Türk milletinin yâr ve yardımcısı olsun.                                                                  
 

banner443

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.