30 Ağustos, yeniden şahlanışın adıdır

25.Dönem Ak Parti Sinop Milletvekili MÜSİAD Sinop Başkanı Cengiz Tokmak, 30 Ağustos Zafer Bayramının 96. Yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Tokmak; “30 Ağustos yeniden şahlanışın adıdır” dedi.

30 Ağustos, yeniden şahlanışın adıdır

Büyük Türk Milletinin tarihsel geçmişi içerisinde sayısız zaferler, sayısız başarılar bulunduğunu belirten 25.Dönem Ak Parti Sinop Milletvekili MÜSİAD Sinop Başkanı Cengiz Tokmak, bunların en önemlilerinden bir tanesinin yeniden şahlanışın ve işgalcilerin Anadolu topraklarından söküp atıldığı tarih olan 30 Ağustos 1922 olduğunu söyledi. Tokmak; “Büyük Türk Milletinin tarihsel geçmişi içerisinde sayısız zaferler, sayısız başarılar bulunmaktadır. Ancak bu sayısız zafer ve başarılar içerisinde iki tarih vardır ki, diğerlerinden çok daha öne çıkar ve bugünkü  mevcudiyetimizin temellerini oluşturur.
Bunlardan ilki 26 ağustos 1071 de Selçuklu Sultanı Alparslan’ın  Doğu Roma İmparatoru  Romen Diyojen’e karşı kazandığı Malazgirt Zaferidir ve Anadolu’nun bir Türk Yurdu oluşunun ilk adımıdır.
Türk Milletinin tüm zafer ve başarılarında öne çıkan ikinci büyük tarih ise 30 Ağustos 1922 dir.
26 Ağustos 1071 Yüce Türk Milletinin Anadolu’yu yurt edinmesinin tarihi iken, 851 yıl sonra emperyalist güçler tarafından yurdundan sökülüp atılmak istenilen bir milletin 30 Ağustos 1922’ de yeniden şahlanışının ve işgalcileri Anadolu topraklarından söküp attıkları tarihtir” dedi. 

TARİHİMİZLE NE KADAR GURUR DUYSAK AZDIR
Tarihi şanlı zaferlerle dolu bir milletin ferdi olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunun altını çizen 25.Dönem Ak Parti Sinop Milletvekili MÜSİAD Sinop Başkanı Cengiz Tokmak, mesajının devamında şu ifadelere yer verdi; “İşte böylesine önemli iki tarihin aynı hafta içinde kutlanışına şahitlik eden bizler tarihimizle ne kadar gurur duysak azdır.
Bir millet düşünün ki, 26 ağustos 1071 Malazgirt Meydan Savaşı ile yurdunu  yoktan var etmiş, aradan geçen 851 yıl sonra Yok edilmek istenirken, yokluklar içinden bir diriliş destanı ile yeniden doğmuş, bu destanı, ezilen ve sömürge durumuna sokulmuş mazlum milletlere örnek olmuş… Yüzyıllardır İslam coğrafyasını bir haçlı anlayışı ile parsel parsel parçalayıp, kirli postalları ile yok etmeye kalkışanlara diz çöktürmüş bir millet, Türk Milleti.
Birinci dünya savaşı sonunda 30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros antlaşması, ve yine bunun devamı niteliğindeki, 10 ağustos 1920 Serv Antlaşması Türk Milletinin yok sayılmasına giden bir süreci başlattı. Haclı anlayışındaki Avrupa’nın anlayamadığı ve bilemediği tek şey Türk Milletinin ruhudur. Çünkü bu Milletin ruhu her türlü yokluğa, yoksulluğa ve acıya karşı sabırla dayanır, yaşar. Dayanamayacağı ve yaşayamayacağı tek şey, kirli postallar, esaret ve Emperyalizmin boyunduruğudur.
19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak esaret ve boyunduruğa karşı yaktığı ışık 30 ağustos 1922 de tüm milleti saran büyük bir meşaleye dönüşmüş, Yunan ordusu Dumlupınar’da bozguna uğratılmış, Yunan Başkomutanı Trikopis’in de esir alındığı bu savaş sonrası 9 eylül 1922 de İzmir Yunan postallarından temizlenmiştir. Bu anlamı ile 30 ağustos Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Muharebesi Kurtuluş savaşımızın en önemli notasını oluşturmuştur.
96 yıl önce bugün, bir ferdi olmaktan onur ve gurur duyduğumuz Türk Milleti esaret ve boyunduruğa karşı duruşunu tüm dünyaya gösterirken, 15 Temmuz’da bu kez kendi içinden çıkan emperyalizmin yerli uşaklarının  kalkışmasına  karşı duruşu ile 96 yıl önceki aynı ruhu muhafaza etiğini bir kez daha tüm dünyaya ispatlamıştır. Ancak ; görülmektedir ki, Emperyalizm sınır tanımamaktadır. Emperyalizm, topla tüfekle, satın aldığı yerli işbirlikçilerinin her türlü oyunları ile başaramadığını ekonomimize saldırarak başaracağını düşünmek gibi bir gaflet içine sürüklenmiştir. Ülkemize karşı bu kez ekonomik saldırılar düzenleyenler 1071lerin, 1453 lerin, 1922 lerin ve sayısız zaferlerimizin adeta rövanşını ortaya koyarken, bir kez daha ağır bir hezimete uğramanın ezikliği ile hırçınlaşmaktadırlar. 
Yüce Türk Milletinin en büyük fazileti, en ağır sıkıntılı dönemlerinde kendi liderini, kendi Başkomutanını kendi içerisinden çıkartmış olmasıdır. Anadolu’nun Türk yurdu olarak bellenmesinde Alparslan’a güvenenler, sonrasında da yüzyıllarca kendi liderlerinin dim dik arkasında olmuşlar, onlara güvenmişler, inanmışlardır. Bugün de bu inanç ve güvenle Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız  Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında kenetlenen Yüce Türk Milleti tüm mazlum milletlere tıpkı 1922 de örnek olduğu gibi Emperyalizmin her türlü oyununa karşı her gün yeni bir destan yazmaya devam etmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm kardeşlerimin ve milletimizin 26 ağustos 1071 in 947'nci ve 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 96. yılını kutluyor, Bu destanlaşmış zaferleri tarihimize mal eden Alparslan ve Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşları ile din ve vatan uğruna şehitlik mertebesine ulaşan şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyor, Siz değerli kardeşlerime saygı ve sevgiler sunuyorum.”

 

banner468

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.