Fransa Kralını Esaretten Kânûnî Sultan Süleyman Kurtarmıştı


Fikri Çınar

Fikri Çınar

Okunma 08 Ağustos 2017, 10:25

Değerli Dostlar!
Fransa Liyon Ditib’imize bağlı bir Türk kültür derneğinde hizmet etmeye çalışıyorum.Fransa’da olmam hasebiyle bizim tarihimizde Fransa,Fransa tarihinde biz ne kadar yer tutarız diye araştırma yaparken Kânûnî devrinde, aşağıda anlatacağım Fransa kralı esarette iken kaleme aldığı ve annesinin Kânûnî’den yardım talebi mektubuyla karşılaşıyoruz.
Ülkesi işgal edilen ve kendisi de esir düşen Fransa Kralı I. Fransuva’nın, Kânûnî Sultan Süleyman’a kurtarılması için gönderdiği mektup ve Kanuni’nin cevabı.
İspanya Kralı Şarlken (Charles Quint-V. Carlos-V. Karl), 1519'da Alman imparatoru seçilince, Avrupa'daki en büyük imparatorluğun sahibi olmuştu. Alman imparatoru olarak (1519-1556), İspanya kralı olarak (1516-1556), Hollanda-Belçika kralı olarak (1516-1556) yılları arasında hüküm süren Şarlken’in imparatorluk sınırlarına İspanya ve ona bağlı sömürgeleri ile Avusturya-Almanya topraklarının hepsi dâhildi.
Avrupa'nın Osmanlı Devleti karşısında en çok yenilgiye uğrayan ve en çok Osmanlı’ya bağlanmak zorunda kalan, en şöhretli ve en kudretli Hıristiyan hükümdarı Şarlken’dir. Şarlken’in “İmparator” sıfatı Osmanlı idaresi tarafından asla tanınmadı ve kabul edilmedi. Bu sebeple sadece İspanya Krallığı'nın verdiği krallık ünvanı tanınmıştır. Şarlken, Osmanlı Devleti’ne karşı çok büyük bir düşmanlık içindeydi. Fransa Krallığı ile de arasında bir dostluk yoktu.
Şarlken’in yayılma ihtirasları, Fransa ile arasında bir savaş çıkmasına sebep oldu. 24 Şubat 1525'te İspanya Kralı Şarlken'in ordularıyla çarpışan Fransa Kralı I. Fransuva (François)’nın ordusu Kuzey İtalya’da bulunan Pavia’da yenilmiş, kendisi de Şarlken'e esir düşmüştü. Şarlken, Fransuva’ya hakaret ediyor ve aşağılayıcı davranışlarda bulunuyordu. Bu durum karşısında esir Fransa kralı, annesi Luiz dö Savua vasıtasıyla Osmanlı sultanı Kanunî'ye mektup gönderip kurtarılması için yalvarmıştı.
Fransa Kralı I. Fransuva sadece kurtarılmasını değil aynı zamanda devletinin Şarlken'e karşı daha emin olması için Şarlken’e harp ilan etmesi konusunda Kanunî Sultan Süleyman'a yalvarıyor ve bu büyük tehlikeyi ortadan kaldırmasını rica ediyordu. Mohaç Meydan Muharebesi’nin mühim sebeplerinden biri de hiç şüphesiz Avrupa’yı kana bulayan Şarlken’i durdurmak için Fransızların bu ricalarıydı. İtalya'daki hükümetlerin çoğu korku içinde, açıkça Osmanlılara yanaşmıyor; fakat Osmanlıların galip gelmesini temenni ediyorlardı.
FRANSA KRALI FRANSUVA’NIN KÂNÛNÎ'DEN YARDIM İSTEMESİ
Esir Fransa Kralı I. Fransuva namına annesi tarafından İstanbul'a gönderilen Kont Jean Frangipani adındaki elçi, Osmanlı hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'ın huzuruna kabul edildi.
Elçi, İspanya Kralı Şarlken'e mağlup olup İspanya'da hapsedilen Fransa Kralı Fransuva’nın kurtarılması için Kanunî'ye yalvaran mektuplarını getirmişti. Bu hususta İbn-i Kemal, Tevârîh-i Âl-i Osman isimli eserinde:
“Fransa kralı, Sultan Süleyman’ın saâdet sarayının eşiğine bağlılığını bildirip, kuvvet ve kudretin sığınağına tâbi olduğunu açıklaması üzerine, onu İspanya kralının elinden kurtarmak üzere verilen sözün yerine getirilmesi” şeklinde bu hâdiseden bahsetmektedir.
Osmanlı Devleti yüzyıllarca bütün insanlığın sığınağı olmuştur. Bu mektuplar da Osmanlı Devleti’nin ve sultanının o zamanki gücü ve nüfuzunu ortaya koymaktadır.
FRANSA KRALININ VE ANNESİNİN MEKTUPLARI
Fransa Kralı Fransuva’nın annesi Luiz dö Savua'nın Kanunî Sultan Süleyman Han'a mektubu:
“Almanya ve İspanya Kralı Şarlken, oğlum Fransuva'yı Pavia muharebesinde esir edip hapsetti. Şimdiye kadar oğlumun kurtulmasını onun insaniyetine bırakmıştım. Halbuki, beklediğimiz insaniyeti göstermediği gibi oğluma birtakım hakaretler dahi etmektedir. Şimdi ise âlemin tasdik ettiği azamet ve şanınız ile oğlumu düşmanımızın kahredici pençesinden kurtarmak lütfunu buyurmanızı zât-ı şâhânenizden bilhassa niyaz ederim.”
Fransa Kralı Fransuva’nın Kanunî Sultan Süleyman Han'a mektubu:
“Dünyanın ma'mûr köşelerinden birçok ülke ve şehirlerin hâkim ve padişahı ve bütün mazlumların dâdgâhı olan sultân-ı muazzam ve hâkân-ı mufahham hazretlerine arzım budur ki, Avusturya Kralı Ferdinand üzerine hücum ettiğinizde biz dahi himmet ve inayetinizle hapisten kurtulup Almanya Kralı Şarlken’in üzerine hücum edip öcümüzü alırız. Siz ki, şehinşâh-ı celîlü'ş-şansınız, onun hakkından gelmek için bize yardım buyrulduğu takdirde bundan böyle size ebediyen minnettarlık duyacağıma emin olabilirsiniz.”
VE KANUNÎ’NİN CEVABI
Kanunî Sultan Süleyman'ın Fransa kralının ve annesinin mektuplarına Ocak 1526’da verdiği cevabı şöyledir:
“Hazret-i İzzet cellet kudretühû ve allet kelimetühûnün inâyeti ve mihr-i sipihr-i nübüvvet ahter-i burc-i fütüvvet pîşvâ-yı zümre-i enbiyâ muktedâ-yı fırka-i asfiyâ Muhammed Mustafa’nın sallallâhü aleyhi ve sellem mu‘cizât-ı kesîretü’l-berekâtı ve dört yârının ki Ebûbekir ve Ömer ve Osmân ve Ali’dir rıdvânullâhi aleyhim ecma‘în anların ervâh-ı mukaddesesi mürâfakati ile
(Tuğra) Süleymân Şâh bin Selîm Şâh Han el-muzaffer dâimâ
Ben ki sultânü’s-selâtîn ve burhânü’l-havâkîn tâc-bahş-ı husrevân-ı rûy-ı zemîn zıllullâh fi’l-arzîn Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumili’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Vilâyet-i Zülkadriyye’nin ve Diyârbekir’in ve Kürdistân’ın ve Azerbaycan’ın ve Acem’in ve Şâm’ın ve Haleb’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medîne’nin ve Kudüs’ün, külliyen Diyâr-ı Arab’ın ve Yemen’in ve dahi niçe memleketlerin ki âbâ-i kirâm ve ecdâd-ı izâmım enârallâhü berâhinehüm kuvvet-i kâhireleriyle fethetdikleri ve cenâb-ı celâlet-me’âbım dahi tîğ-ı âteş-bâr ve şemşîr-i zafer-nigârım ile fetheylediğim nice diyârın sultânı ve pâdişâhı Sultân Bâyezîd Hân oğlu Sultân Selîm Hân oğlu Sultân Süleymân Şâh Hân’ım, sen ki Françe vilâyetinin kralı Françesko’sun. Dergâh-ı selâtîn-penâhıma yarar âdemin Frangipan ile mektûb gönderüp ve ba‘zı ağız haberi dahi ısmarlayup memleketiniz düşmen müstevlî olup el’ân habisde idüğünüz i‘lâm idüp halâsınız husûsunda bu cânibden inâyet ü meded istid‘â eylemişsiz. Her ne ki demiş iseniz benim pâye-i serîr-i âlem-masîrime arz olunup alâ-sebîli’t-tafsîl ilm-i şerîfim muhît olup tamâm ma‘lûm oldu. İmdi pâdişâhlar sınmak ve habsolunmak aceb değildir. Gönlünüzü hoş dutup âzürde-hâtır olmayasız. Eyle olsa bizim âbâ-i kirâm ve ecdâd-ı izâmımız nevverallâhü merkadehüm dâimâ def‘-i düşmen ve feth-i memâlik içün seferden hâlî olmayup biz dahi anların tarîkına sâlik olup her zamânda memleketler ve sa‘b u hasîn kal‘alar fetheyleyüp gece ve gündüz atımız eyerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmışdır. Hak Sübhânehû ve Te‘âlâ hayırlar müyesser eyleyüp meşiyyet ü irâdeti neye müte‘allik olmuş ise vücûda gele. Bâkî avhâl ve ahbâr ne ise mezkûr âdeminizden istintâk olunup ma‘lûmunuz ola. Şöyle bileler, tahrîren fî evâyili şehri âhiri’r-rebî‘ayn li-sene isnâ ve selâsîn ve tis‘a-mi’e.
Be-makâm-ı Dâru’s-Saltanati’l-Aliyye Kostantîniyye el-mahmiyye el-mahrûse”(1)
MEKTUBUN SADELEŞTİRMESİ
Cenab-ı Hakk’ın -kudreti ve kelimesi yüce olsun- inayeti, nübüvvet göğünün güneşi, fütüvvet burcunun yıldızı, enbiyâ ve asfiyânın önderi olan Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellemin ihsanı bol mucizeleri, dört arkadaşı Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali’nin rıdvânullâhi aleyhim ecmaîn mukaddes ruhlarının yoldaşlığı ile.
(Tuğra) Süleyman Şah bin Selim Şah Han el-muzaffer dâimâ
Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar burhanı, yeryüzündeki hükümdarlara taç bahşeden, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum’un, Zülkadriyye Vilayeti’nin, Diyarbekir’in, Kürdistan’ın, Azerbaycan’ın, Acem’in, Şam’ın, Haleb’in, Mısır’ın, Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün, bütün Arab diyarının, Yemen’in ve dahi nice memleketlerin ki babalarım ve dedelerimin -Alllah burhanlarını nurlandırsın- kahredici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan ve zafer yazan kılıcım ile feth eylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Şah Han’ım, sen ki Françe vilayetinin kralı Françesko’sun.
Padişahların sığınağı olan dergâhıma yarar adamın Frangipan ile mektup gönderip ve bazı ağız haberi dahi ısmarlayıp memleketinizi düşman istila edip şu an hapiste olduğunuzu bildirip kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım istemişsiniz. Her ne ki demiş iseniz benim bütün âlemin mercii olan tahtımın basamağına arz olunup tafsilatıyla malumum oldu. İmdi padişahlar yenilmek ve hapsolunmak şaşılacak şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup mahzun olmayasınız. Öyle olsa bizim babalarımız ve dedelerimiz -Allah kabirlerini nurlandırsın- daima düşmanı defetmek ve memleketler fethetmek için seferden uzak olmayıp biz dahi onların yolundan gidip her zamanda memleketler ve zorlu ve sağlam kaleler fethedip gece ve gündüz atımız eyerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Hak Sübhânehû ve Teâlâ hayırlar müyesser eyleyip iradesi ne ise vücuda gele. Baki ahval ve haberler ne ise mezkûr adamınızdan sorulup malumunuz ola. Şöyle bileler.
Rebiulahir başları, H.932 (Ocak 1526)
Yüce Saltanat merkezi, büyük İstanbul şehrinde yazılmıştır.
1-Kânûnî Sultan Süleyman’ın Fermanı, Fransa Devlet Arşivi, FR 2982 (Ancién Fonds Bethune 8507); İbn-i Kemal, Tevârîh-i Âl-i Osman, X. Defter, Haz. Şefaettin Severcan, TTK, Ankara 1996, s. 218-222; Hayrullah Efendi, Tarih-i Osmanî, İstanbul 1273-1292, c. X, s. 229; Kapitülasyonlar (Tarihi, Menşei, Asılları), Mütercimleri: Macar İskender-Ali Reşad, İstanbul 1330, s. 59; Osmanlı Tarihi, II, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul 2007, s. 460-463.
Kaynak: Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.