banner337

Prof.Dr. Emin Kuru'nun Amerika İzlenimleri

Prof.Dr. Emin Kuru'nun Amerika İzlenimleri

Prof.Dr. Emin Kuru'nun Amerika İzlenimleri










 
Gazi Üniversitesi Prof.larından Sinoplu hemşehrimiz Sayın Prof.Dr. Emin Kuru ile geçtiğimiz günlerde  bir yemekte biraraya gelme fırsatımız oldu. Sohbet ilerleken  bir programla Florida Devlet üniversitesinde bulunduğunu ve burada bir sunum gerçekleştirdiğini ifade etti. Prof.KURU hocamızla bu gezi ile alakalı tecrübelerini ve gözlemlerini konuşma fırsatım oldu…

Sizlere bu sohbetten kesitler aktarmak istiyorum..


Sayın hocam Florida State Üniversitesinde yaptığınız sunumun yanısıra bu yerleşkede  belirli bir müddet kaldınız, üniversite ve çevresinde gözlemleriniz  tecrübeleriniz neler oldu?


Prof. KURU: Florida State  Üniversitesi  dünyanın  sekizinci üniversitesidir.  40 bin öğrencisi  vardır, başka yerlerinden gelmiş  öğrencileri  vardır. Burası bir devlet üniversitesidir, yılda her öğrenci  yaklaşık 150 bin dolar  para  harcamak zorundadır. Burada dört yılda  en az  450 bin dolara yakın bir  para harcayarak  bir üniversite  bitirilebiliyor, eğitim çok pahalı halkın yüzde yetmişi okumuyor yüzde otuzu okuyor  eğitimleri  çok ciddi. Bilgiyi üretme ve kullanma esasi ile kalıcı kullanılan bilgilerin önü hep açılıyor,  bilgiyi kimin ürettiği değil  üretilen bilginin orijinalliği  önem görmekte tatbiki bilginin sahibi hoca ve öğrencilerde üretkenliği  oranında değer  görmekteler. Ama maalesef bizim ülkemizde yıllardan beri edindiğim gözlemlediğim geçmişten gelen bir alışkanlık  ideoloji ve o dönemki iktidara yakın olma çabası daha çok avantajlar sağladığı yönünde. Bu böyle olmamalı.
Öğretim üyeleri araştırmacı ve ders veren öğretim üyeleri olarak ikiye ayrılıyor,  performans sistemine göre  sözleşmeli  olarak mesleki hayatları devam etmektedir.  Devlete kapağı attın mı  30 yıl yatamıyorsun , buralarda araştırma yapmak üretmek çalışmak ve yine çalışmak  zorundasın. 

Fiziki yapı ve sosyal hayat nasıl bu üniversitede?
Prof. KURU: Burası bir şehir üniversitesi,  binalar sınıflar  yurtlar evler aklin emrettiği gibi standartları olan   kontrollü akıllı evler diyeceğimiz  istihdam anlayışı içinde…Şehir üniversitesi …… şehrin  ana gelir kaynaklarını oluşturmuş…  doğayı tahrip etmeden üniversite fiziki ortamı planlanmış doğa ile iç içe ,  betonlaşmadan  uzak geniş bir araziye   yayılmış,  en fazla üç katli binaları olan her turlu ihtiyacı gideren üniversite. Fotoğraflarını sana  göstereceğim  içinde alişveriş  merkezleri kütüphaneleri  80 bin kişilik stad,  spor tesisleri  olan  velilerle   şehir halkı ile özdeşleşmiş üniversite takımları  7 den yetmişine kadar üniversiteyle ruhen  fikren madden bütünleşmiş  üniversite  yönetim anlayışı  hakimdi  Florida’da.
Burada öğrenci toplulukları da baya bir ileri seviyede…  daha çok milliyet ve  bilimsel disiplinler üzerine sosyalleşme ve  akademik kültür davranışı ve mensubiyet oluşturma amaçlı  yapılandırılmış bu topluluklar .  Milliyet odaklı topluluklarda  uluslararası  müşteri oluşturma  amaçlı yeni beyinler yeni zihinler tespit etmek amaçlı çalışıyor.. Öğrenci dekanlığınca  maddi ve her açıdan proje   odaklı destekleniyor..
Ders geçme sistemleri nasıl? başarılar nasıl ölçülüyor…
Prof. KURU: Laboratuvar ve derse giren öğretim üyeleri  merkezin otokontrolüne tabi. Müfredatın gereği uygulama meydana  geldiğinde başarı sıralamalarında bir kayma veya  tutarsızlık varsa ilgili hocadan izah istenmektedir yani uygulanan müfredat programına  göre  sınıfın yüzde yetmişi başarılı olması gerekiyorsa sonradan merkezin yaptığı sınavda yüzde  kırk netice görünüyorsa  öğretim üyesinden öğrencinin yüzde  otuzunu   kayırdın yada hâksiz geçirdin anlamının izahını yapması isteniyor . Yani her taraftan bir kontrol mekanizması işliyor burada.

Öğrenciye hoca istese iyilik de kötülükte yapamıyor.   Not değerlendirme sistemleri  kriterlerle oluyor ve zümre değerlendirme  anlayışında kriterleri yerine getiren öğrenci geçiyor yada kalıyor bu sistemde  bilgisizce bir üst sınıfa geçmek mümkün olmuyor.

Öğretim üyesi isterse  lisans mezunu öğrenciyi  asistan statüsünde  beraber çalışmak için istihdam edebiliyor bu  serbestlik dünyanın dört tarafından gelmiş en zeki öğrencilerle  üniversitenin  proje dahilinde beraberliğini ve  uluslararası  çalışan üniversitenin  manyetik sahasının  genişlemesi sağlıyor.

Valdosta gibi  başka eyaletlerin üniversitelerinide   inceledim  enteresan  şeylere rastladım… mesala maliye bölümünün kurduğu borsa  milyon dolarlar  kazanmış   ülkemizdeki  maliye  bolumleri gibi kulaktan duyma kitap okuyarak değil bilgiyi uygulayarak  borsacılığın ne olduğu öğreniliyor onun için ABD borsaları dünyada  bas çekiyor…  bu bir örnek.

Burada kendi aramızda bir Türk gecesi organize ettik.Florida State Üniversitesi yönetimi tarafından başarılı olanlara törenle belgelerini verdi. 

Peki sizce Türkiye’deki üniversite  yapılanmaları ile kıyaslarsak neler diyebilirsiniz
Prof. KURU: Yapılanma sil baştan olmalı hoca ve öğrenci merkezli şehir ve kampüs üniversiteleri olarak ayrışmalı  misyon üniversiteleri vizyon araştırmacı üniversiteler olarak tasnif olmalı. Akademik kriterler dünya standartlarına uygun  Türkiye şartlarına uyarlanmış bölgesel  ve şehir problemlerine bilimsel ışık tutacak anlayışta  yeniden yapılandırılmalı.  Rektör seçimi kaldırılmalı,yönetim profesyonel olmalı   akademik kriterler  üniversite şartlarına ve üniversitenim hedeflerine göre belirlenmeli (not:   Bilindiği üzere rektörlük seçimleri 676 Sayılı KHK ile kaldırılmıştır. Söyleşimiz daha önceki bir tarihte yapılmıştır.)     yeni kurulan gelişmekte olan üniversiteler mesala bizim memleketimizdeki Sinop üniversitesi gibi  bunların  büyük üniversitelerden GAZİ,  İTÜ  gibi  hami üniversiteleri olmalı  akademik gelenek ve görenekler buralardan aktarılmalı gelişmeler paylaşılmalı tecrübeleri birbirlerine üniversiteler aktarmalılar. Her yen i açılan üniversitenin misyon ve vizyonu belli olup  köklü bir üniversite hamisi olmalıdır.

Bir devlet dairesinde doktora yap sonra bir üniversite Yar.Doç. kadrosu versin sağdan soldan üç beş Prof.  temin edilerek sonradan bulunan temin edilen  binalar ile  üniversite  olmuyor… Evrensel kurumlar, evrensel değerler, evrensel  akademik yaşantılar üniversite için olmazsa  olmazdır…

Üniversiteler kurulan ilin alt yapı takviyesi olmalı ihtiyaç  analizi yapılıp  hedefler ülkenin genel kalkınma hedefleri ve evrensel  kriterlere uyularak açılmalı, Üniversite halk işbirliğinin önü açılmalı üniversiteye emeği geçem hoca, vali, işadamı  adları anıtlarla sınıflara laboratuvarlara salonlara verilmeli. Mezun izleme birimleri kurup mezunlar İle üniversiteler bütünleşmeli üniversiteye yapılacak katkılar  kalıcı rol model örnek olarak yaşatılmalı. Öğrenci Toplulukları klasik anlayıştan aktif akademik sosyal kültürel tekamül konusunda  ciddi yapılara dönüşmeli, uluslar arası eğitim öğren yapacak üniversiteler belirlenip programları hocaları memurları özenle seçilip sevkın bilgili mensubiyet duygusu belirgin personelle yola çıkılmalı, devlet üniversitelerinde ülkeye döviz girdisi sağlayacak  hantal değil aktif  Türkiye Leh'ine dünyadan taraftar devşirecek yapılar kurmalı eğer böyle boşluklar bırakılırsa birileride Türkçe öğretiyorum diye bu boşluğu dolduruverir.    Üniversiteler sonuçlarında sebepleri de incelemesi gereken bilgi üreten bilgiyi uygulama düzeyinde kullandıran kurumlardır. Her atığı adımın kriteri üniversal yani  evrensel olmalı.                        

Peki sayın hocam sizce böyle bir üniversite yapılanması için neler yapmalıyız..
Prof. KURU: Şimdi Yunus Emre namazda niyeti olanın ezanda kulağı olur ,  öncelikli olarak yönetim anlayışı  evrensel değerlerle bütünleşmeye programlanırsa bu olur geçmişten gelen alışkanlığımız her kademede bizim bir yönetim anlayışımız var bu  da  iktidarlara yakın olmak gayesi… Eğer ülkemizde evrensel değerler bir kenara itilip   en düşük memurundan hocasından tut en yetkilisine varana kadar dönemine göre  davranırsak   Afrika gibi eğitim öğretim diye kendimizi kandırırız.
Bakin son 500  yıldır  İslam ülkelerinin  üniversitelerinden insanlık için bir buluş yoktur, ve utanılacak bir şey canlı  bomba  icat oldu.  Canlı bombalar kendini patlatıyor vahşetler yaşanıyor. Ülkemizde de dünyada da  yaşanıyor…  Bu bir problem, burada  nöroloji , psikoloji  anatomi  nöröpsikoloji, hipnotik tip, gelişim psikolojisi, kimya,bilgisayar v.b.. ilmi disiplinleri bu canlı bomba ile ilişkilendirebilirseniz   islam ülkelerinin üzerine yıkılmaya çalışılan bu  icadı  insanlık ayıbını  ortadan  kaldırabilirsiniz.

Mesala bir örnek; alanım olan spor psikolojisi ile ilgili incelemelerde bulundum burada adamlar spor psikolojisi laboratuvarı kurmuşlar nöroloji ile psikolojiyi ilişkilendirmişler. Mekanik olarak beynin sol lopundan girerek sporcuyu demoralize eden  mutsuzluğa iten sebepleri  yakalıyor onları devre dışı bırakmak için çalışıyor ve onu motive ederek performansını artırıyor  Türkiye'de ise spor psikoloklularına federasyonlara milli takımlara farklı alanlardan alakasız hocalarının atandığını  görüyoruz.

Maalesef acı ama dünya ile aramızdaki mesafe bu. Tabi fark kendi alanımla ilgili  özetle yapacağım bir şey olmasından pes ediyorum. Spor psikolojisinde bilginin uygulanacağı yerler milli takımlar  gibi  bu yerlere. Atanmak politik oldu Akademik  birikimin  çok anlam ifade etmediği gerçeğini  görüyoruz  bu nedenle olimpiyatlarda dökülüyoruz.

Geçmiş dönemlerde  ülkemizde yaşanan gelişmelere bağlı olarak gençlerin din eğitiminde yavaşlama oldu ise , yeni gelen hükümetlerde bu konudaki eksiklikleri tamamlamak istiyorsa bunlar normaldir. Ancak sırf iktidarlara yakın olmak gayesi ile  bu ihtiyaçlar alt kademedeki yöneticiler tarafından  abartılmamalı, ne yapılması gerekiyorsa dozajında gerektiği kadar yapılmalı, sonradan biri gelir  başka bir felsefeden  olur vs. olur o dönem de de her yeri  o günün konjektürüne  göre şekillendirilmek istenirse  biz bu işlerin içinden çıkamayız…..  Dönemsel olarak başka  düşünceler  gelebilir ama bunlara yakın olmak adına  evrensel ve akademik değerler geri plana atılmamalı özellikle üniversitelerde    ölçü  evrensel akademik  değerler olmalı  ülke  ve insanlık olmalı   liyakat esas olmalı, bilgi esas olmalı çalışan insan proje üreten insan  prim yapmalı  çalışmanın üretkenliğin önünü açacak sistemi ülkemizdeki  üniversitelere hakim kılacak yeniden yapılandırma olmalı.

Prof. KURU: Bu söyleşin vasıtası ile  hemşehrilerime ve Sİnop'un değerli kurumu Sinop Üniversitesinde görevli meslektaşlarıma selam  ve sevgilerimi de gönderiyorum, başarılar diliyorum .                       

Prof.Dr. Emin KURU’nun bu seyahatindeki fotoğraf albümünden derlediğim bazı fotoğraflar ise şunlar:









 

Kaynak: Vitrinhaber
İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.